Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 25 Mart 2004

Özker Özgür

 

Çember

Çember giderek daralmaktadır.

Sovyetler dağıldıktan sonra kendini dünyanın tek egemeni olarak gören ABD Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında Kıbrıs sorununu ele almış görünüyor.

Kıbrıs sorununun yanısıra Filistin sorununa da el atacaktır. Dünya petrol rezervlerinin %60’ından fazlası Orta Doğu’dadır. Bu nedenle dünya egemeni ABD, Orta Doğu’yu kendine göre biçimlendirmek çabası içindedir.

Kıbrıs sorununu kendine göre sonuçlandırmaya çalışırken ilgili taraflar İsviçre’de biraraya getirilmiştir. Şöyle ya da böyle sorun çözülmek istenmektedir.

ABD’nin bir zamanlar Ada’daki komünistlere karşı desteklediği ve yararlandığı Sayın Rauf Denktaş, gelinen aşamada infial içindedir. İsviçre’dekilerin telefonlarının bloke edileceği yönündeki haberlere sert tepki göstermiştir.

“-Bu baskı altında çıkacak neticeyi kabul etmek şerefsizliktir” diyerek İsviçre’deki görüşmeci heyeti baskı altına almaya çalışmaktadır.

Süreç 1959’u çağrıştırmaktadır.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ile sonuçlanan o zamanki görüşmeler de İsviçre’de başlamıştı. Zürih’te başlayan görüşmeler Londra’da noktalanmıştı.

O zaman da baskı söz konusuydu.

Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti’ne giderken Kıbrısrum toplumunun önderi Başpiskopos Makarios daha çok baskı altındaydı. Dönemin Yunanistan Başbakanı Karamanlis ile Türkiye’nin Başbakanı Menderes kendi aralarında anlaşmışlardı. İki başbakanla birlikte Dışişleri bakanları Averof ile Zorlu da görüş birliği içindeydi. İngilizler, Türkler ile Yunanlılar’ın bu denli kolay anlaşmaşlarına hayret etmişlerdi. 11 Şubat 1959’da Menderes ve Karamanlis, birlikte Londara’ya gitmeyi önerdiklerinde Başbakan Macmillan, “- Bu giderek çok ilginç oluyor. Bizden kabul edebileceğimizin ötesinde ödün istemek için birleşebileceklerinden korkulur” demişti. İngilizler üslerde egemenlik, radar istasyonları ve benzeri tesislerde tam kontrol, ayrıca Kıbrıs’ın yol ile hava-deniz limanlarından da dilediklerince yararlanmak istiyorlardı. Türkiye ve Yunanistan Dışişleri bakanları Kıbrıslılar’a sormadan tümünü de kabul etmişlerdi. Türkiye ve Yunanistan başbakanları anlaşmayı tamamlamak üzere Londra’ya giderken Türkiye Başbakanı’nın uçağı Londra yakınlarında düştü. Heyetten 12 kişi öldü. Başbakan Menderes kurtuldu.

Uçak kazasına karşın görüşmeler sürdü.

İmzaların atılacağı 18 Şubat günü Kıbrısrum toplum önderi Makarios varılan anlaşmayı imzalamayı kabul etmedi. Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Kırallık’a Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilmesi konusunda veto hakkı tanıyan maddeye şiddetle karşı çıkıyordu. Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Kırallık, Makarios’a, “-Ya kabul edersin ya etmesin” (Take it or leave it) dediler ve o gün öğleden sonra yanıt beklediklerini belirttiler. Makarios ayak diretince görüşmeler 24 saat ertelendi. Makarios’a düşünmek için zaman tanındı. Makarios ertesi gün görüşmelerin yapıldığı Lancaster House’a gittiğinde, herkesi hayretler içinde bırakarak, anlaşmayı imzalamaya hazır olduğunu söyledi.

Yazar Nigel West’e göre İngiliz güvenlik servisleri Makarios’a şantaj yapmışlardı. İngilizler’in haber alma örgütü MI6’in derlediği Makarios’un ‘olağandışı homoseksüel eğilimleri’ ile ilgili bilgilerin Makarios’a karşı kullanıldığı ileri sürülmektedir. O dönemde MI6’ın şefi Sir Dick White’a atfen verilen başka bir bilgiye göre de Makarios’a karşı şantaj, iki egemen İngiliz üssünü kabul etmesi için yapılmıştı. (Bak: The Cyprus Conspiracy by Brendan O’Malley, Ian Craig – S.74)

Kırk-dört yıl sonra Kıbrıs sorunu yine İsviçre’de masa üzerine yatırılmıştır.

1959 yılında Zürih ve Londra Antlaşmaları’nı imzalayan Makarios, Dr.Küçük, Menderes ve Karamanlis hayatta değilllerdir.

Ancak Makarios’un yakın çalışma arkadaşı Papatopulos ile Dr.Küçük’ün yakın çalışma arkadaşı Rauf Raif Denktaş hayattadırlar.

Biri Kıbrısrum, diğeri de Kıbrıstürk toplumunun temsilcileri konumundadırlar.

Papatopulos İsviçre’ye gitmekte sakınca görmezken, R.R.Denktaş, “Hayır, ben gitmiyorum” demekte, Annan planına karşı direnmektedir.

Çember daralmaktadır.

Ne kadar daralacağı belli değildir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org