Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 29 Mart 2004

Özker Özgür

 

Dürüst Olmak Gerekir

29 Mart 2004 tarihli Kıbrıs gazetesinin 11. sayfasında Limasol’da gerçekleşen Sosyalist Entenasyonal Akdeniz Komitesi toplantısı ile ilgili haberi okuyunca şaşırdık. Kıbrıs’ın haberinde, sözkonusu toplantının tamamlandığı ve CTP-BG ile EDEK’in ortak deklerasyon yayınlandıkları belirtiliyordu. Kıbrıs gazetesi okurlarına, iki partinin imzasıyla yayınlanan “Limasol Deklerasyonu”nda, birleşik, demokratik bir Kıbrıs’ı oluşturmaya yönelik her türlü gelişmenin izlenerek destekleneceğinin vurgulandığını duyuruyordu.

Kıbrıs gazetesi, haberin kaynağı olarak CTP-BG Basın Bürosu’nu vermektedir.

Olmayan birşeyi olmuş gibi göstermenin kime ne yarar sağladığını anlamak zordur.

Sosyalist Enternasyonal’in Limasol’da 26-27 Mart’ta, Amathus Hotel’de Akdeniz Komitesi toplantısını gerçekleştirdiği doğrudur. Ancak toplantıya, kamuoyuna yansıtılmak istendiği gibi, EDEK ile CTP-BG ortaklaşa ev-sahipliği yapmamışlardır. Toplantıya sadece EDEK ev-sahipliği yapmıştır.

CTP-BG toplantıya BDH, BKP ve YBH gibi çağrılı konuk partiydi. Çağrılı konuk partilerden YBH toplantıya katılmadı. BDH ile BKP, CTP-BG gibi, aynı statüde, konuk partiler olarak toplantıya temsilcileriyle katılmış, görüşlerini dile getirmişlerdir.

Toplantının bitiminde bir deklerasyon yayınlanmıştır.

Ancak deklerasyon, Kıbrıs gazetesinde yansıtıldığı gibi iki partinin (CTP-BG ile EDEK’in) imzalarıyla yayınlanmamıştır. Deklerasyon, Sosyalist Enternasyonal’in “Limasol Deklerasyonu” olarak yayınlanmıştır.

Deklerasyonun altında ne CTP-BG’nin, ne EDEK’in ne de BDH ile BKP’nin imzaları vardır.

Toplantıya BKP adına katılanlardan biri olarak bizim gördüklerimiz, tanık olduklarımız, bildiklerimiz bunlardır.

Geride bıraktığımız Çarşamba günü, İsviçre’nin Lüzern kentindeki, Bürgenstock tesislerinde başlayan Kıbrıs doruğu bugün bir dünya doruğuna dönüşürken bizim Kıbrıs gazetesinde yayınlanan bir haberi önemseyerek düzeltmeye kalkışmamız yadırganabilir.

Ancak olmayanı olmuş gibi kamuoyuna aktarmaya çalışmanın siyasal etikle bağdaşmadığını düşünerek bir düzeltme yapmakta yarar gördük. Sol düya görüşünü benimsemiş birey veya örgütler olarak halka doğruları aktarmakla yükümlü olduğumuzu unutamayız.

Sosyalist Enternasyonal’in Limasol toplantı sonuçlarının yanlış olarak kamuoyuna aktarıldığı Kıbrıs gazetesinin dünkü sayısında, Başbakan Mehmet Ali Talat’ın Başaran Düzgün’e, “- Tarihi sona geldik. Tarihi günler yaşıyoruz. Artık Kıbrıs’ın bir bütün olarak kaderi belirlenmiş olacak. Halkımız bize güvenmeye devam etsin. Kıbrıs Türkü’nün maksimum çıkarlarını korumak için elimizden geleni yapıyoruz” dediği belirtilmektedir.

Kıbrıstürkü’nün maksimum çıkarları nerede başlar nerede biter?

Kıbrısrumu’nun maksimum çıkarları nerede başlar nerede biter?

Kıbrıstürkü ile Kıbrısrumu’nun maksimum çıkarlarıyla Kıbrıs’ın bütününün maksimum çıkarları nerede çakışır nerede çatışır?

Toplumsal ulusalcılığımızdan (komünal nasyonalizmimizden) yararlanan dış güçlerin ülkemizi ve halkını bölüp kendi hegemonyalarını kurduklarını, gelinen aşamada da Kıbrıslıtürkler ile Kıbrıslırumlar’ın çıkarlarından çok kendi hegemonyalarını sürdürmek çabası içinde olduklarını hala daha göremiyorsak, bunca olup bitenden gereken dersleri henüz alamadık demektir...

Mehmet Ali Talat kuşağının, genç üniversite mezunları olarak CTP’de siyasete başlarken, çıkar ilişkilerinden uzak, olaylara sınıfsal açıdan bakarak gördüklerini yansıtırken dile getirdikleriyle şimdi etnik temelde söyleyip savundukları kıyaslandığında değişime (metamorfoza) uğradıkları görülür.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org