Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 31 Mart 2004

Özker Özgür

 

Nisan'ın Biri

Bugün Nisan’ın biridir.

Birbirimizi kandırmak için Nisan-bir şakası yapabiliriz. Ancak öylesine bunalımlı ve gergin bir dönemden geçiyoruz ki kimsenin Nisan-bir şakasına tahammülü yoktur.

1 Nisan 1955 tarihinde EOKA, İngiliz sömürge yönetimine karşı ilk bombalı eylemini gerçekleştirmişti. EOKA, Kıbrısrumları’nın Yunanistan’ın teşvik ve desteği ile kurdukları silahlı yeraltı örgütüydü. Kuruluş amacı İngilizler’i Kıbrıs’tan kovmak ve Ada’yı Yunanistan’a bağlamaktı.

EOKA’nın arkasında, 11. Dünya Savaşı’ndan sonra Orta Doğu’yu İngiliz emperyalizminden devralmakta olan ABD emperyalizmi var mıydı?

EOKA’nın önderi General Grivas’ın 11. Dünya Savaşı’nda Yunanistan’da komünist avına çıkan ABD destekli X örgütünün başını çektiği anımsanacak olursa, bu sav havada kalmaz. Bu konuda herhangi bir araştırmaya, ya da kanıtlayıcı bilgiye şu ana kadar raslayamadık. ABD’nin doğrudan olmasa da EOKA’yı dolaylı olarak desteklemiş olabilecği güçlü bir olasılıktır.

EOKA’ya karşı Kıbrıslıtürkler’in İngilizler tarafından Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurmaya teşvik edildikleri ileri sürülmektedir. EOKA, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için silahlı eyleme başlarken Türkiye’nin Kıbrıs sorununa taraf olmak istemediği tarihsel bir gerçekliktir. Startejik çıkarları gereği Kıbrıs’ı terketmek istemeyen İngilizler’in, geleneksel “Böl-Yönet” politikalarını uygulayabilmek için Türkiye’nin, Kıbrıs sorununa taraf olmasını istediği ve bu yönde çalıştığı, EOKA’ya karşı kurulan TMT’nin bu çalışmanın bir ürünü olduğu savlanmaktadır.

Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için 1 Nisan 1955’te silahlı şiddet eylemlerini başlatan EOKA, dört yıl yeraltından İngilizler’e karşı savaştı.

İngilizler Kıbrıslıtürkler’i “yardımcı polis” ve “komando” adı altında silahlandırarak EOKA’ya karşı kullandı.

EOKA’nın savaş savsözü (sloganı) “Enosis ve Yalnız Enosis”, TMT’nin savsözü ise “Ya Taksim ya Ölüm” idi.

Biri Kıbrıs’ın bütününün Yunanistan’a, diğeri de yarısının Yunanistan’a yarısının da Türkiye’ye bağlanmasını istiyordu.

İki örgüt de Kıbrıs’ın bağımsızlığı için değil, Kıbrıs’ı başka bir yerlere bağlamak için yola çıkmışlardı.

1958 yılında Irak’ta Batı yanlısı kıral askersel bir darbe ile devrildi.

Orta Doğu’da dengeler Batı’nın aleyhine bozulur gibi oldu. Bu nedenle NATO üyesi Türkiye ve Yunanistan’ı bölgede karşı karşıya getiren Kıbrıs sorununa noktayı koymak gerekiyordu. Büyük patron ABD komutu verdi. Türkiye ve Yunanistan dışişleri bakanları biraraya geldiler. Bir-kaç ay içinde anlaştılar. Sonra iki ülkenin başbakanları antlaşmalara son noktayı koydular. Kıbrıslıtürkler’e ve Kıbrıslırumlar’a antlaşmaları imzalamak kaldı.

Makarios’un itirazları para etmedi.

Zürihte pişirilen ve Londra’da tarafların önüne konan Zürih ve Londra Antlaşmaları’nın Soğuk Savaş koşullarında ömrü üç yıl sürmedi.

İki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin NATO yerine Bağlantısızlık Hareketi’ni yeğlemesi Batı’nın hoşuna gitmemişti. Bağlantısızlık Hareketi, emperyalizme karşı kurtuluş savaşı vererek bağımsızlıklarını kazanan ülkelerden oluşuyordu. Sovyetler Birliği’ne yakın, Batı’ya uzaktılar. Petrol bölgesi Orta Doğu’nun dibindeki yeni Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağlantısızlık politikasından Sovyetler yararlanabilirdi. Çiçeği burnunda iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ajanlar tarafından istikrarsızlaştırılarak NATO üyesi Türkiye ve

Yunanistan tarafından askersel denetim altına alınması uzun sürmedi.

Aralık 1963’te dış güçlerce istikrarsızlaştırılarak yıkılan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Nisan 2004’te kaderi aynı güçler tarafından yeniden çizilmektedir.

Oyun yine İsviçre’de, ancak bu kez Zürih’te değil, Lüzern kentinin Bürgenstock tesislerinde sahnelenmektedir.

1958 yılında Irak’ta gerçekleşen darbe Türkiye ve Yunanistan’ın dışişleri bakanlarının Zürih’e giderek Kıbrıs konusunda anlaşmalarına neden olmuştu.

Irak’ta bugün de sorun vardır ve Irak’ı işgal eden büyük patron Bush, ABD’de seçimlere giderken sıkışık durumdadır. Büyük Orta Doğu Projesi’ne bağlı olarak Kıbrıs’ın da başını bağlayabilirse seçilme şansının artabileceğini hesaplamaktadır.

Bugün takvim 1 Nisan 2004’ü göstermektedir.

EOKA’nın Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak için ilk bombasını patlattığı 1 Nisan 1955’ten buyana 49 uzun yıl geçmiştir.

Dün olduğu gibi bugün de büyük emperyal güçlerin Orta Doğu’daki petrol çıkarları neyi gerektiriyorsa o yapılmaya çalışılmaktadır.

Biz Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumlar, Kıbrıslılar olarak ortak yurdumuza ortaklaşa sahip çıkma becerisini gösteremediğimiz sürece, kendi fareyle oynar gibi bizimle oynamaya devam edeceklerdir.

1959 yılında biz Kıbrıslılar’a “Bağımsız oldunuz” dedikten sonra, arkasından da “Nisan biiiiir” dememişler miydi?....

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org