Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 17 Mayıs 2004

Özker Özgür

 

Büyük Ortadoğu Projesi

Seçimler yinelensin (tekrarlansın) mi, yinelenmesin mi?

Koalisyonun büyük ortağı karar veremiyor.

Baba Denktaş, oğul Denktaş’ın da içinde olacağı üçlü bir koalisyon önermiş bulunuyor. 24 Nisan 2004 halkoylamaları sonuçlarıyla Kıbrıs sorununu sırtından atıp Aralık 2004’te AB’den tarih beklemeye koyulan Ankara’daki AKP Hükümeti’nin ve büyük patron ABD’nin işine ne geliyorsa o olacak.

AKP Hükümeti’nin YÖK Yasası nedeniyle başı derttedir. Kıbrıs’ın kuzeyinde seçimlerin yinelenmesi baş ağrıtmanın ötesinde bir işe yaramayacak. UBP yeni koşullara uyum sağlamaya hazır olduğunu zaten açıklamış bulunmaktadır. Aralık 2004’e kadar durumu “idare etmek” varken, seçimlerin yinelenmesini gündeme getirmek, durup dururken tuz kavurmak değilse nedir?

Hem sonra seçimlerin yinelenmesi için para gereklidir. Eski bütçeden 1/12 oranında harcama yaparak günü kurtarmaya çalışan Koalisyon Hükümeti’ne veya kurulacak başka herhangi başka bir hükümete seçimleri yinelemek için parayı kim verecek?

Büyük patron ABD, Kıbrıs’ın kuzeyinde seçimlerin yinelenmesine ne der?

Büyük patron 28-29 Haziran’da İstanbul’daki NATO doruk toplantısına hazırlanmaktadır. NATO doruğunda Büyük Orta Doğu Projesi’nin yaşama geçirilmesi görüşülecek. Tayyip Erdoğan’ın ılımlı İslam’ına bel bağlayan ABD, geniş bir alana yayılan Büyük Ortadoğu Projesi’ni İslam yoluyla gerçekleştirmenin güçlüklerini yaşamaktadır. Bu nedenle NATO’ya ve Türkiye’ye yönelmiştir. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ni askersel yöntemlerle gerçekleştirmek isteyeceği anlaşılmaktadır. NATO, projenin askersel kolu, Türkiye de merkezi olarak tasarlanmaktadır. Ortadoğu petrolünü tam denetim altına alabilmek için Irak’tan sonra İran ve Suriye’nin işgaline sıra gelecektir. Buralarda başarı sağlanırsa sırada Kafkaslar ve Orta Asya vardır. Bu saldırılarda Türkiye’nin ve büyük bir olasılıkla Kuzey Kıbrıs’ın saldırı üsleri olarak kullanılmaları söz konusudur.

Büyük patron ABD’nin bu tasarımlarına AKP Hükümeti’nin ne diyeceği belli değildir Ancak tehlikenin boyutları ürkütücüdür. 28-29 Haziran NATO doruğu İstanbul’da olaylı geçeceğe benzemektedir. Avrupa’nın her yanından binlerce savaş karşıtı eylemcinin İstanbul’a gitmeye hazırlandığı haber verilmektedir. Dünya Sosyal Forumu (DSF) barış ve küreselleşme karşıtı toplantılar örgütlemektedir. Küresel Barış ve Adalet Komisyonu’nun sloganı, “- Bush gelme, is-te-mi-yo-ruz”dur. Organize edilen savaş karşıtı forumda, NATO ülkelerinin savaş suçları açıklanacaktır. NATO doruğuna karşı eylem çağrısı yapan yerel ve uluslaraarası örgütlerin sayısı kabarıktır.

Böyle bir ortamda AKP Hükümeti’nin yedeğine aldığı Kıbrıs’ın kuzeyindeki “birleşik güçler”in gönlü hoş olsun diye bizdeki seçimler yinelenir mi?

Sanmıyoruz.

Operasyon 24 Nisan 2004’te tamamlandı.

ABD, 24 Nisan 2004’te, Kıbrıs’ın kuzeyinde çoğunluğun “evet”, güneyinde de “hayır” demesini sağlamıştır. Kıbrıs Cumhuriyeti korunarak güneyde İngiliz üsleri güvence altına alınırken kuzey de Büyük Ortadoğu Projesi’ne uygun olarak “hizmet”e hazır konuma sokulmuş, yeni bir sürerdurum (statüko) yaratılmıştır. Türkiye Avrupa Birliği’ne tam üye olana kadar yeni sürerdurum (statüko) ABD çıkarlarına hizmet edecektir. Yeni sürerduruma ne “birleşik güçler” ne de UBP karşıdır. ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’ni yaşama geçirirken Kıbrıs’ın kuzeyinde “istikrarlı” ve “huzurlu” bir ortam istemektedir

En “istikrarlı” ve en “huzurlu” ortam baba Denktaş’ın önerdiği üçlü koalisyonla sağlanabilir.

Mehmet Ali Talat ile Ferdi Sabit Soyer’in UBP ile koalisyona sıcak bakmadıklarına aldırmayın. Büyük Ortadoğu Projesi’nde ne öngörülüyorsa o yapılacaktır...

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org