Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 23 Mayıs 2003

Özker Özgür

 

Kırkbeş Yıl

Dile kolay. Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum emekçilerin, dünya emekçilerinin birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs’ı birlikte kutladıkları 1 Mayıs 1958’den buyana kırk-beş yıl geçmiştir. Otuz yıla yakın süredir Kıbrıs’ın iki ayrı bölgesinde yaşamak zorunda bırakılan ve biraraya gelemeyen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum emekçiler, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde zorda kalması üzerine gidiş-gelişler serbest bırakılınca, yeniden buluştular. Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde 1 Mayıs’ı birlikte kutladılar. Bu, son derece olumlu ve mutlu bir gelişmedir.
Oysa Kıbrıs İngiliz sömürgesi iken emperyalizmin Kıbrıs’a dönük planları Ada emekçilerinin sınıfsal bazda bütünleşmelerine aykırı olduğu için 1 Mayıs 1958’de yer alan ortak kutlamadan sonra Kıbrısrum ve Kıbrıstürk sözümona milliyetçileri emekçi avına çıkmışlardı. Kıbrıs’ı bölüp egemenliğini sürdürmeye karar vermiş olan Anglo-Amerikan emperyalizmi Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum ırkçı ajanları aracılığı ile iki toplumun önde gelen bilinçli emekçilerini öldürtüyordu. 

1 Mayıs 1958’de Kıbrıs Cumhuriyeti henüz doğmamıştı. Sınıf bilincine ulaşmış Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum emekçiler Kıbrıs’ın halkı ile birlikte bölüneceğini önceden gördükleri için 1 Mayıs’ı Türk ve Yunan bayrakları taşıyarak birlikte kutlamış, Ada’nın ve halkının bölünmemesi için iki toplumun dost kalmasında ısrarlı olmuşlardı. 

22 Mayıs 1958’de Anglo-Amerikan emperyalizminin yerli ajanları silahlarını ilk olarak sendikacı Ahmet Sadi Erkut’a yönelttiler. Eşi Leman Erkut, bedenini kocasına siper ettiği için Ahmet Sadi Erkut’u öldüremediler. 
24 Mayıs 1958’de Inkılapçı gazetesinin yazı işleri sorumlusu Fazıl Önder çarşıdaki dükkanında silahlı saldırıya uğradı. İlk kurşunlar Fazıl Önder’i öldürmeyince başka bir katil elindeki kamayı arkasına sapladı.
Fazıl Önder hastahaneye geç götürüldü. Yolda öldüğü rivayet edilir.
29 Mayıs 1958’de berber Ahmet Yahya emperyalizmin maşası faşistlerin kurşunlarına kurban gitti.
30 Haziran 1958’de Limasol’da berber Ahmet İbrahim katledildi.
Kıbrıs Cumhuriyeti kurulunca yaşaması için Cumhuriyet gazetesini yayınlamaya başlayan avukat Ayhan Hikmet ve Ahmet Muzaffer Gürkan 23 Nisan 1962 de vurularak öldürüldüler. 11 Nisan 1965 AKEL komünist partisi Merkez Komite üyesi Derviş Gavazoğlu’nun sendikacı arkadaşı Mişauili ile birlikte Luricina yakınlarında pusuya düşürülerek katledikleri tarihtir. 

Kıbrıs, Anglo-Amerikan emperyalizminin istediği gibi bölündükten sonra Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum toplumlarının dostluğunu ısrarla savunan ve Ada’nın yeniden bütünleştirilmesi gerektiği üzerinde duran gazeteci-yazar Kutlu Adalı’nın yaşamına 6 Temmuz 1996’da evinin önünde son verildi. 

Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum emekçilerin dünya emekçilerinin birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs’ı birlikte kutladıkları 1 Mayıs 1958’den günümüze 45 yıl geçmiştir ve birkaç gün önce iki toplumun emekçileri yine biraraya gelerek 1 Mayıs’ı birlikte kutlama olanağını buldular. Ancak gidiş-gelişlerin serbest bırakılmasının yarattığı heyecan 1 Mayıs coşkusunu bastırmış olacak ki örgütlü ve kitlesel ortak bir kutlama gerçekleşemedi. I Mayıs sabahı Lefkoşa’nın güneyinde gerçekleşen kutlamanın başarılı olması istenmiyormuş gibi kuzeyden güneye geçmek zorlaştırıldı. Geçiş kapısına yığılan Kıbrıslıtürkler saatlerce bekletildi. On-onbeş yaşlarında bir kız çocuğu beklerken bayıldı. 

Bellidir ki ayrılıkçı sürerdurumcular gidiş-gelişleri paşa gönülleri öyle istedi diye serbest bırakmadılar. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne girmesi üzerine Kıbrıs’ın kuzeyinde taşınmaz malları bulunan Kıbrıslırumlar’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkmesi’nde Türkiye’ye karşı açtıkları davaların sonuçlarını gidermek (bertaraf etmek) isteyen Ankara kuzey-güney arasında gidiş-gelişleri serbest bırakmak zorunda kalmıştır. 

Bundan sonra ne olacağı belli değildir.
Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye görüşme tarihi verip vermeyeceğine bağlı olarak Kıbrıs sorunu askıda tutulmak istenecektir. 1 Mayıs 1958’de dünya emekçilerinin birlik, mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs’ı birlikte kutladıkları için emperyalizmin yerli ajanlarının kuşunlarına hedef olan Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum emekçilerin çocukları ve torunları gelinen aşamanın gerçekçi bir değerlendirmesini yapmak durumundadırlar. Kırkbeş yıl önce iki toplum şiddetle birbirinden neden koparılmışlardı ve Kıbrıs’ın insanına bunca acı çektirenlerin gelinen aşamada niyetleri nedir? 

Gidiş-gelişlerin serbest bırakılması üzerine yaşadığımız duygu dolu günler yavaş yavaş geride kalacaktır. Duygularımızla değil, aklımızla düşünmek ve davranmak zorundayız. Sürerduruma karşı olduğunu söyleyen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumlar’ın geleceğe dönük ortak bir yol haritaları var mıdır? 

Yarım yüzyıldır yaşadıklarımızdan çıkardığımız derslerle Kıbrıs’ın geleceğini birlikte belirleyebildiğimiz ve AB çatısı altında ortak yaşamın temellerini birlikte atabildiğimiz oranda gelecek kuşaklara iyi bir miras bırakabileceğiz. 

1 Mayıs 1958’de dünya emekçilerinin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı Kıbrıslırum emekçilerle kutlayan bir Kıbrıslıtürk emekçinin bize anlattıklarını gelecek yazımızda size nakledeceğiz. 

Çok zor günlerden geçilerek bu günlere gelinmiştir.
Emperyalizmin Kıbrıs’ta açtığı yara hala daha kanamaktadır.
Ada’yı batmayan bir uçak gemisi gibi kullanabilsinler diye bize yaşattıklarını unutamayız. 

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org