Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 9 Mayıs 2004

Özker Özgür

 

Can Mal Güvencesi

1960 Garanti Antlaşması’nın neyi garanti ettiğini sık sık anımsamak gerekir.

Garanti Antlaşması Kıbrıslıtürkler’in ve Kıbrıslırumlar’ın can ve mallarının yanısıra Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’ndan kaynaklanan tüm haklarını garanti etti.

Garanti eden ülkeler Türkiye, Birleşik Kırallık ve Yunanistan’dır.

Kıbrıs’ın neden bölündüğü, Kıbrıslılar’ın nasıl can ve mal kaybına uğradıklarını daha önce yazdık. Ancak Kıbrıs Medya Grubu’nun bombalanması üzerine, 20 Temmuz 1974 sonrasında yaşadıklarımızı yeniden anımsamadan edemiyoruz.

Garantör Türkiye, Garanti Antlaşması’ndan kaynaklanan karışma (müdahale) hakkını kullnarak, Kıbrıslılar’ın can ve mallarını korumak amacıyla Ada’ya asker çıkardıktan sonra kuzeyde toplanan biz Kıbrıslıtürkler kendimizi ne oranda güvende hissediyoruz?

Başbakanlarımızın evleri bombalandı.

Siyasal parti merkezlerimize bombalar yerleştirildi. Bir siyasal parti merkezi kurşunlandı. Siyasal kişilerin evlerinde bombalar patlatıldı. Kiminin arabaları havaya uçuruldu.

Kıbrıs Medya Grubu’ndan önce Afrika gazetesi iki kez bombalandı.

Ve en kötüsü araştırmacı yazar Kutlu Adalı, evinin önünde vurularak öldürüldü.

Şimdi sormak gerekir:

Sözkonusu şiddet olaylarının hangisinin yapanı (faili) bulundu?

Afrika gaztesinin basıldığı basımevini bombalayanlar nasıl bulunmadıysa, Kıbrıs Medya Grubu’nu bombalayanlar da bulunmayacaktır.

Yeni Kıbrıs Partis’ni kurşunlayanlar da bulunmadı, Kutlu Adalı’yı öldürenler de.

Neden?

Nedenini yazmak gerekir mi?

Bu tür olaylar yapanı bilinmeyen (faili meçhul) olaylar olarak tanımlanır.

Aslında bu tür olayların adını değiştirmek ve ‘yapanı bilinen ama bilinmeyen olaylar’ diye adlandırmak gerekir.

Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insan sayısı bellidir.

Asker sayısı da bilinmektedir. Diğer güvenlik görevlilerini de hesaplayacak olursak nerdeyse her beş kişiye bir güvenlik görevlisi düşmektedir. Buna karşın ‘yapanı belli olmayan’ olayların arkası kesilmiyor.

Kıbrıs’ta ‘ateş kes’ vardır. ‘Ateş kes’ koşullarında güvenlik güçlerinin, değil sağda-solda patlatılan bombalardan, uçan kuştan bile haberleri olması gerekir.

Haberleri yok mudur?

Geçen gün, koalisyon hükümetinin büyük ortağı partinin yayın organı:

“- İki başbakanın evinde bomba patladı!... Gazeteler bombalandı. Sokak ortasında gençlerimiz öldüresiye dövüldü!..Tüm bu olayların ardından ‘suçlulara’ hiç ulaşılılamadı ama bir tek kişi bile istifa etmedi!... Artık memleketin ‘güvenliği’ sorgulanır oldu!...” diye yakınıyordu.

24 Nisan 2004 halkoylamalarında Kıbrıslırumlar’ın %75.83’ü Annan planı temelinde çözüme ‘hayır’ dedi.

‘Hayır’ diyenlerin %75’i ‘güvenlik’ nedeniyle ‘hayır’ demiş.

“Haksızdırlar” diyebilir miyiz?

Korumanlık (vesayet) altında başbakanlık, bakanlık, müsteşarlık yapabilmek uğruna birbirimizle yarışmayı ne zaman bırakıp kendi evimizin efendisi olabilmek için dayanışma içine gireceğiz?

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org