Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 14 Haziran 2004

Özker Özgür

 

Biçim

Biçimden çok öz önemlidir.

İsimden çok cisim önemlidir.

Büyük Ortadoğu Projesi’nin adını değiştirerek Geniş Ortdaoğu ve Kuzey Afrika Projesi diye isimlendirmişler. Farketmez. Önemli olan projenin adı değil, neyi amaçladığıdır.

Projenin adı ne olursa olsun, Türkiye’yi de bizi de kapsamaktadır. Ancak bizi Annan planına öyle bir kilitlediler ki çevremizde neler olup bittiğine bakamıyoruz. Adamlar Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan bir projeyi yaşama geçirmeye karar verdiler.

Hangi adamlar?

Kendi kendilerine G-8 diyen dünya zenginleri.

Türkiye’nin de çağrılı olduğu son doruk toplantılarında Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine demokrasiyi taşımaya karar vermişler...

George W. Bush, G-8 doruğu sona erdiğinde:

“- G-8 ülkeleri ve Türkiye, enerjilerini ve kaynaklarını Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde özgürlük ivmesine destek için kullandı” demiş.

Başka bir deyişle George W.Bush, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine demokrasi götürme projesinde Türkiye’ye önemli bir rol öngörmektedir.

Nasıl?

Türkiye, Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine demokrasi aşılanırken, ılımlı İslam’a örnek oluşturup demokrasi aşısının tutmasına yardımcı olacakmış.

Biz Kıbrıs’ta, “Kıbrıslırumlar Annan planına niye ‘hayır’ dedi, bundan sonra ne yapmak gerekir, Aralık ayına kadar çözüme ulaşmazsak ne olacak?” diye çırpınırken, dünyanın zenginleri, petrol coğrafyası İslam ülkelerini kendilerine bağlamanın planlarını yapmakta, Türkiye’yi de AKP aracılığı ile kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmektedirler.

Tayyip Erdoğan George W.Bush’a, Mehmet Ali Talat da Tayyip Erdoğan’a mı angaje olmuştur?

Sorunun yanıtı ‘evet’ ise, G-8’lerin Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’ni daha da ciddiye almak ve daha yakından inceleyip bilmek zorundayız.

AKP Hükümeti’nin Türkiye’yi taraf yaptığı projeye Arap Birliği başkanlığını yürütmekte olan Tunus karşı çıkmıştır. Tunus’un yanısıra Mısır ve Suudi Arabistan da projeye karşı çıkmakta, proje karşıtı bir Arap Cephesi’nin ilk işaretlerini vermektedirler.

Kısa adı BOP olan Büyük Ortadoğu Projesi, demek ki, petrol coğrafyası İslam ülkelerine demokrasiden önce cepheleşmeyi taşımaktadır.

Mısır ve Suudi Arabistan BOP’a karşı tavır koyarken, projenin Arap dünyasını ‘çıkarlar dünyası’na dönüştüreceğine inandıklarını belirterek bölgeye ‘yabancı müdahaleye’ kesinlikle karşı olduklarını belirtmişlerdir.

Türkiye bir yandan demokratikleşerek Avrupa Birliği’ne giden yolda ilerlemeye çalışmakta, beri yanda da ılımlı İslam’a örnek ülke adı altında İslam coğrafyasında ABD’nin verdiği role soyunmaktadır. ABD, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesini ister görünmekte, Kıbrıs sorununda ona ‘yardımcı’ olmaya çalıştığını kanıtlamak istemektedir ama petrol coğrafyası İslam ülkelerine dönük projede de ona başka misyonlar yüklemektedir.

Adı ister Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi ister Büyük Ortadoğu Projesi olsun, ABD’nin başını çektiği dünyanın en zenginlerinin temel amacı İslam coğrafyasındaki doğal kaynakları kendi denetimleri altında tutmaktır. Geride bıraktığımız yüzyıllarda İngiliz emperyalizminin gerçekleştirdiği sömürgeleştirmeyi günümüzde ABD, İslam ülkelerine demokrasi taşımak adı altında sürdürmektedir.. Irak ve Filistin’de yaşananlar, İslam ülkelerine götürmeye niyetlendikleri demokrasinin niteliğini vurgular.

Kıbrıslıtürkler olarak çevremizde olup bitenleri yakından izlemek ve emperyalizmin bölge halklarına dönük komplolarına araç olmamaya özen göstermek zorundayız.

Annan planının son biçimini almasında kimlerin ne oranda etkili olduklarını, ve neden İslam Konferansı Örgütü’nde bize kıyak yapmak istediklerini bu çerçevede de düşünmekte yarar vardır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org