Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 23 Haziran 2004

Özker Özgür

 

Uzlaşır - Uzlaşmaz Çelişki

“Kıbrıslıtürkler ile Kıbrıslırumlar arasındaki çelişki uzlaşır çelşikidir” dendiğinde, iki toplum arasındaki sorununun barışçıl yöntemlerle aşılabileceği anlatılmak istenir.

“Kıbrıslılar ile emperyalizm arasındaki çelişki uzlaşmaz çelişkidir” dendiğinde de emperyalizm ile uzlaşmamızın olanaklı olmadığı, emperyalizm ülkemizi terketmeden, ya da terketmek zorunda bırakılmadan, sorunun çözülemeyeceği vurgulanır.

Bu açıdan bakıldığında Annan planı Kıbrıslılar arasındaki çelişkiyi çözmek için mi yoksa emperyalizmin Kıbrıs üzerindeki denetimini pekiştirmek için mi hazırlandı?

Güney’in hükümet sözcüsü Kipros Hrisostomidis, 20 Haziran 2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, Leyla Tavşanoğlu’nun sorularına verdiği yanıtlardan birinde, ABD ile ilgili olarak, şöyle bir değerlendirme yapmaktadır:

“- Onların bakış açısından bakarsak, muhtemelen şöyle düşünürler:

Biz esas olarak Kıbrıs’ın değil Türkiye’nin müttefikiyiz. Dolayısıyle de Kıbrıs’ı dolaylı olarak Türkiye aracılığı ile kontrol etmeliyiz.

Ama burada AB’nin koşulu nedir?

Bir de ona bakalım.

AB artık eski AB değil.

AB ve ABD bu bölgede Yunanistan, Türkiye ve Kıbrıs üçgeni yaratmakta fikir birliğinedirler. Böylece de bölgedeki varlıklarını güven altına almış olacaklar. Dolayısıyle bölgedeki çıkarlarını koruma altına alacaklar.

Şimdi bu çerçevede Annan planına gelirsek...

Annan planında, siyasi, toplumsal ve psikolojik yönler ele alınmaz ve bunlarda iyileştirmeye gidilmezse yine bir çıkmaza girilir ve sonunda da bu ne sonuçlar verir, bunu da kimse tahmin edemez.”

Bu değerlendirmeden bizim anladığımız şudur:

ABD ile AB kendi aralarında anlaşmışlardır. Bölgedeki çıkarlarını, kendi denetimlerinde bir Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeni yaratarak korumak istiyorlar. Annan planı bu amaçla hazırlanmıştır. Ancak ABD’nin Kıbrıs’ı Türkiye aracılığı kendi denetimi altına almak isteği Annan planında sırıtmaktadır. Kıbrısrum tarafı bunu yemez.

Bu değerlendirmeye göre Amerikalılar, İngilizler’in katkılarıyla, Annan planını Türkiye’den yana iyice yonttukları için Kıbrısrum tarafının tepkisine, güneyde %76 oranında çoğunluğun, plana ‘hayır’ demesine neden olmuşlardır.

Amerikalılar, bunu, kuşkusuz, Türkiye’deki AKP Hükümeti’ne yardımcı olmak ve Türkiye’nin AB yolunu açmak için yapmışlardır. Kantarın topuzunu Türkiye’den yana fazla kaçırdıkları için, Kıbrıslırumlar’ı öfkelendirmişlerdir.

Güney’in hükümet sözcüsü Kipros Hrisostomidis, ABD ile AB’nin, bölgedeki çıkarlarını korumak amacıyla, kendi aralarında anlaşarak bir Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeni yaratma projesine karşı çıkmamaktadır. ABD’nin, kantarın topuzunu Türkiye’den yana kaçırmış olmasına karşı çıkmaktadır. Başka bir deyişle, “ABD ile AB bölgedeki çıkarlarını korumak için Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeni yaratacaklarsa yaratsınlar ama bunu Türkiye’yi başımıza bela ederek yapmalarına razı olamayız,” demeye getirmektedir.

Görünen odur ki, biz Kıbrıslılar, kendi aramızdaki uzlaşır çelişkiyi (toplumlararası sorunumuzu) çözerek yurdumuza sahip çıkamadığımız için, dış güçler, bölgesel çıkarlarını koruyabilmek için ülkemize daha da yerleşeceklerdir.

Kıbrısrum tarafı ABD ile AB’nin bu projesine değil, projeyi yaşama geçirirken Türkiye’ye tanınmak istenen ayrıcalıklara karşı çıkmaktadır.

Kıbrıstürk tarafı da Türkiye’ye tanınan ayrıcalıkları canla başla savunmaktadır.

Burda, Kıbrıslılar’ın, Kıbrıslıtürkler’in ve Kıbrıslırumlar’ın, emperyalizme karşı ortak bir duruşundan söz edilemez.

Aralık’ta, AB’nin Türkiye’ye üyelik görüşmeleri için tarih vermesine veya vermemesine bağlı olarak, ABD ile AB, Türkiye-Yunaistan-Kıbrıs üçkgenindeki “denge” sorununu ele alıp çözeceklerdir. Biz Kıbrıslılar, kendi aramızdaki uzlaşır çelişkiyi çözüp yurdumuza sahip çıkamadığımız sürece onlar kendi aralarındaki anlaşmazlıkları aşarak, hegemonyalarını sürdüreceklerdir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org