Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 26 Haziran 2004

Özker Özgür

 

Bu Ne Şalgam Bu Ne Turşu?

Önce Arif Hoca’nın tanıklığına başvuralım:

25 Haziran 2004 tarihli “RUS VETOSU, TÜRKİYE VESAİRE” başlıklı yazısında şunları yazdı:

“- Genç TV o gün sabah Mehmet Ali Talat’la yaptığı programı gece tekrarlayınca, bir raslantı olarak izledim.

Bakın Sayın Talat ne dedi:

Sayın Talat, Rusya’nın Dışişleri Bakanı ile yaptığı görüşmede, Rus Dışişleri Bakanı’nından şunu öğrenmiş: Türkiye Rusya’dan, yukarıda belirttiğimiz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Annan Planı’nın uygulanacağına ilişkin vermeye kalkıştığı garantiyi ‘veto’ etmesini istedi. Rusya da veto etti.

Evet, yanlış duymadınız. BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya vetosunu Türkiye’nin de isteği ile kullandı.

Nasıl?

Hani Türkiye gerçekten anlaşma isterdi?

Ama Sayın Talat bu bilgiyi verdikten sonar, bir dönüş yaparak şöyle dedi:

- Ama Rusya’ya asıl veto kullandıran Papatopulos’tur.”

Bu ne şalgam, bun e turşu?

Bir defa once şunun altını çizelim:

Rusya Kıbrıs konusunda Güvenlik Konseyi’nde vetosunu kullanırken, kimin ne dediğine bakmadan, öncelikle kendi çıkarlarını düşünerek kullanmıştır. Papatopulos’un o yönde bir istemi olduysa değerlendirmiştir. Türkiye’nin de aynı yönde bir istemi olmuşsa onu da değerlendirmiştir. Ancak günün sonunda vetosunu kullanıp kullanmayacağına karar verirken Rusya’nın çıkarlarını gözeterek karar vermiştir.

İsviçre’nin Burgenstock kasabasında Annan planına son biçimi verilirken Birleşik Kırallık ile birlikte ABD de hazırdı.

Birleşik Kırallık garantör ülke olarak ordaydı. Peki ABD hangi sıfatla Annan Planı’na son biçimini vermeye çalışanların arasında bulunuyordu?

Güvenlik Konseyi’nin beş sürekli üyesinden biri olarak orda idiyse, Rusya da Güvenlik Konseyi’nin beş sürekli üyesinden biri olarak neden çağrılmamıştı?

Diplomatlardan öğrendiğimiz kadarıyla Ruslar da İsviçre’deki çalışmalara taraf olmak istemişler. Ancak çalışmaların yapıldığı binaya yaklaşmalarına izin bile verilmemiş.

Neden?

Çünkü Annan Planı olarak adlandırılan senaryonun yazarları Anglo-Amerikanlar’dı ve başkalarının olaya burunlarını sokmalarını istemiyorlardı

Ruslar, Kıbrıs sorunu çözülmeye çalışılırken görüşlerine başvurulamdığı için mi Güvenlik Konseyi’nde veto haklarını kullandılar?

Anglo-Amerikanlar’a, “-İsviçre’de bizi adam yerine koymadığınız için biz de şimdi veto hakkımızı kullanıyoruz” mu demek istediler?

Arif Hoca’nın naklettiklerine gelince:

Rusya’nın Dışişleri Bakanı bizzat Mehmet Ali Talat’a söylemiş. Güvenlik Konseyi’nde görüşülmekte olan tasarıyı veto etmesini Rusya’dan, Türkiye de istemiş.

Bunu Mehmet Ali Talat, televizyon ekranından kamuoyuna açıklıyor ve Kıbrıs’ın kuzeyinde kimsenin kılı kıpıdamıyor. Partiler susuyor. Basın olayın üzerine gitmiyor.

Üstüne üstlük, Türkiye’nin Rusya’dan böyle bir istemde bulunduğunu kamuoyuna duyuran Mehmet Ali Talat da hiçbirşey olmamış gibi görevine devam ediyor.

Sen Tayyip Erdoğan’la birlikte yola çıkacaksın; Annan Planı’nı halka benimsetmek için binbir dereden su getireceksin. Güvenlik Konseyi, Planı’nın uygulanmasını güvenceye bağlamak isteyince birlikte yola çıktığın Erdoğan’ın, Rusya’dan sürece çomak sokmasını istediğini Rusya’nın Dışişleri Bakanı’ndan öğrendikten sonra bunu kamuoyuna hem açıklayacaksın hem de böylesine büyük bir skandal karşısında kılını bile kıpırdatmak gereğini duymayacaksın…

Türkiye’nin hangi güdü ile davrandığı, Güvenlik Konseyi’nin Plan’ın uygulanacağını güvenceye bağlamasını neden istemediğini ayrıca irdelemek gerekmektedir. Anlaşılan odur ki Türkiye’yi yönetenlerin niyetleri bozuktu. Annan Planı iki tarafta da Kabul görseydi uygulamak niyetleri yoktu ki Güvenlik Konseyi’nden güvence kararı çıkmasını istemediler

Halkoylamaları (referandumlar) öncesinde Serdar Denktaş iki kez Papatopulos’la görüştü ve halkoylamalarının ertelenmesine O’nu ikna etmeye çalıştı. Görüşmelerde Mehmet Ali Talat adına Ömer Kalyoncu da bulunmuştu.

Kalyoncu Serdar’la birlikte Papatopulos ile görüştüklkerini yadsıdı (inkar etti).

Mehmet Ali Talat, Rusya’nın Dışişleri Bakanı’nın kendisine söylediklerini toplumdan saklamadı.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org