Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 6 Haziran 2004

Özker Özgür

 

Arayış

CTP-DP Koalisyonu Meclis’teki çoğunluğunu yitirmiştir.

Yılın yarısı geride kaldığı halde hükümet bütçeyi Meclis’e sunamamaktadır.

Meclis çoğunluğuna sahip olacak bir hükümet kurma arayışı sürmektedir.

14 Aralık 2003 seçimlerine giderken Annan planı temelinde çözümden yana üç parti kendi aralarında protokol imzalamışlardı. Seçimlerden sonra, oluşacak Meclis aritmetiğine uygun olarak, kendi aralarında koalisyona gideceklerini, sürerdurumcu (statükocu) partilerle hiç bir şekilde koalisyona gitmeyeceklerini imzalarıyla kamuoyuna duyurmuşlardı.

Seçim sonuçları Meclis’i 25’e 25’le kilitledi. Sürerdurum karşıtı partiler, seçimlerden önce anlaştıkları gibi koalisyona gidemediler.

CTP, sürerdurumcu DP ile anlaşarak sözde “Çözüm ve Uzlaşı Hükümeti”ni kurdu.

Toplum 24 Nisan 2004 halkoylamasına bu hükümetle gitti ve Annan planı temelinde bir çözüme %65 oranında ‘evet’ dedi.

Halkın çözümden yana istenci siyasal dengeleri sarstı.

Sürerdurumcu DP’den iki milletvekili istifa ederek, “-Halkın istencine saygılı olacağız” dedi.

Seçimlerde Türkiye kökenli seçmenlerin desteklediği Nuri Çevikel, CTP’de aradığını bulamadığı için ayrıldı. Bağımsızlaştı.

Hükümet böylece Meclis’teki çoğunluğunu yitirmiş oldu.

Annan planı temelinde çözüm için yola çıkan CTP, sürerdurumcu DP ile azınlıkta kalmıştır.

DP’den ayrılanlarla birlikte CTP, BDH, TKP ve BKP milletvekillerinin sayısı hükümeti kumaya yeter. Ancak CTP’yi yöneten KÖGEF ekibi, “Hayır olmaz” diyor.

Neden olmazmış?

Olmazmış çünkü böyle bir hükümet ‘eklektik’ olurmuş.

‘Eklektik’ derken, ‘darma-çatma’, ‘yamalı bohça’ gibi demek istiyorlar.

Annan planına dayalı çözüm isteyen güçlerin dağınıklığı olumsuzluktur. Başından beri bu olumsuzluğa dikkat çekiyor ve giderilmesi gerektiğini savunuyoruz. CTP’yi yönetemekte olan KÖGEF ekibi isteseydi bu olumsuzluk giderilebilirdi.

Hep ayrı ve tek durmak istedikleri için bir şemsiye altında toplanmak mümkün olmadı. Üç partinin kurduğu Barış ve Demokrasi Hareketi olumlu bir adımdı. Başarılı da oldu. BDH kurulmasaydı sürerdurumcular Meclis’te çoğunluğu sağlayabilirlerdi Ne yazık ki BDH’nın da arkasını getiremedik. Birlikteliğimizi koruyamadık.

Neden bir araya gelemiyoruz?

Neden sürerdurumcuların karşısına birlikte çıkamıyoruz?

Bunlar yanıtlanması gereken ciddi sorulardır.

Gelinen aşamada sürerdurumucu UBP ile DP’yi dışlayarak sürerdurum karşıtı bir hühümet kurmak olanağı vardır.

27 Mayıs 2004 tarihli Meclis birleşiminde Mehmet Ali Talat, “Çözüm istiyoruz. Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini istiyoruz. Biz, hükümet olarak bir avantaj elde edip, yakalayıp, bu statükoyu, bu şartları, bu şimdiki durumu devam ettirmek niyetinde değiliz” dedi.

Mehmet Ali Talat’ın 27 Mayıs 2004 tarihinde Meclis kürsüsünden söyledikleri henüz daha kulaklarda çınlarken, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Pakistan ve Bangladeş dönüşü, havaalanında, “- Kıbrıstürk halkı devletinden vazgeçmemiştir ve vazgeçmeyecektir. Bu gerçeğin uluslararası topluluk tarafından çok iyi anlaşılması gerekir” diyerek sürerdurumcu duruşunu yineledi.

Şimdi, CTP’yi yönetmekte olan KÖGEF ekibinin sürerdurumcu DP ile ortaklığını sürdürmekte ısrarını toplum ister istemez sorgulamaktadır.

CTP, DP’den, DP de CTP’den neden ayrılmak istememektedir?

Biri Annan planına dayalı çözümü, diğeri iki ayrı bağımsız devleti savunmaktadır.

Buna karşın Siam ikizleri gibi birbirlerinden ayrılmaları durumunda dünyanın sonu gelecekmiş gibi davranmaktadırlar.

14 Aralık 2003 seçimlerine giderken Annan planına dayalı çözüm yanlısı üç partinin imzaladığı protokolun özü geçerliliğini yitirmiş olamaz. Salih Boyacı veya Elmas Güzelyurtlu’nun kişisel sorunları söz konusu protokole gölge düşürmemelidir. CTP, BDH, TKP ve BKP’nin Annan planına dayalı çözüm ve Birleşik Kıbrıs ortak vizyonu şu ya da bu akraba ya da tanıdığın kişisel sorunlarının çok çok üzerinde değil midir?

BDH, 14 Aralık 2003 seçimlerine giderken sürerdurum karşıtı üç partinin imzaladığı sözleşmeye bağlı kalmakla yükümlüdür.

Gelinen aşamada sürerdurumculara verilecek en küçük ödün, toplumun moralini bozacak, barış ve demokrasi savaşımını büyük oranda sekteye uğratacaktır.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org