Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 9 Haziran 2004

Özker Özgür

 

Aykırı

Aykırı olmak buna denir!..

Herkesin Avrupa Birliği’nden medet umduğu bir dönemde ve koşullarda sen kalk, “Avrupa Birliği’nin iki yüzü vardır” de ve Avrupa Birliği’nin güzel olmayan yüzünü Kıbrıslılar’a anlatmaya çalışarak onlardan oy iste...

Ne yapmak için?

Avrupa Parlamentosu’na seçilmek için...

Hem de ne zaman?

Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde gerçekleşen halkoylamalarından sonra ortaya karmaşık bir durum çıkınca...

“Toz-dumanda ferman okunmaz” derler.

Bakalım Avrupa Parlamentosu’na aday Mehmet Hasgüler’in Kıbrıslılar’a anlatmaya çalıştıklarını kaç Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum dinliyecek?

Kıbrıs sorunu çözülmediği için Kıbrıslıtürkler, büyük oranda Avrupa Parlamento seçimlerinin dışında kaldılar. Kayıtlı Kıbrıslıtürk seçmen sayısı 500’ü aşmıyormuş. Demek ki Hasgüler’in seçmen kitlesi daha çok Kıbrıslırumlar’dır.

Sözkonusu seçimlerde Kıbrıs’tan tek Kıbrıslıtürk aday Mehmet Hasgüler, seçim listesindeki adıyla Mehmet Hasan’dır.

Mehmet bir ara (1998-2001) Özgür Üniversite’de çalıştı. Üniversite’nin İstanbul koordinatörlüğünü yaptı.

Özgür Üniversite, dünyanın bu yöresinde, Avrupa merkezci düşünce tarzından çok Ortadoğu’ya, Ortadoğu’dan Kıbrıs’a yönelmek gerektiğini öğretmeye çalışan bir özel üniversitedir. Ankara’daki sorumlusu Doçent Dr.Fikret Başkaya Kemalist paradigmanın önde gelen eleştirmenlerindendir.

Mehmet, Özgür Üniversite’de çalışırken, 25 Ekim 1999 tarihinde beni, hocalık yaptığı özel öğrencilere Kıbrıs sorunu hakkında konuşmaya çağırmıştı. İstanbul’da bir süre birlikte olduk.

Mehmet’i Türkiye’de yüksek öğrenim görmekte olan öğrencilerin örgütü Üniversite Temsilciler Konseyi (ÜTK) başkanlığı yaptığı dönemden tanıyordum. Ancak Özgür Üniversite’de öğrencilerine konuşmak üzere gittiğim Ekim 1999’da daha yakından tanımak olanağını buldum.

Avrupa merkezci düşünce ile Ortadoğu halklarının bir yere gidemeyeceklerine inanmış bir aydın olarak Avrupa Parlamentosu’na aday olması, hem de herhangi bir partinin desteğini sağlamak gereğini duymadan aday olması, tek başına yollara düşen Don Kişot’u çağrıştırır. . Don Kişot bir takım değerleri tek başına savunmaya soyunmuştu. Yanında O’nu gerçeklere karşı uyaran bir yardımcısı vardı ama O bildiğini okuyordu.‘Yel değirmenlerine’ tek başına saldırmakta sakınca görmüyordu.

Kıbrıslıtürk şair Hakkı Yücel, Mehmet’in duruşunu, (kibrispostası.com) sitesinde, şu tümcelerle anlatmaktadır:

“- Sadece üniversite içinde söz tüketmekle yetinmeyerek, çok daha farklı taleplerle zorlu bir yolculuğa çıkarak kargısını kuşanan ve köhnemiş yel değirmenlerine saldırmakta ısrarlı olan bu genç adamın, sonuçta kargısının kırılacağı ve atından yere düşeceği kesin. Ancak onun düşene kadar yapacağı çağrı ve bu çağrıya olumlu yanıt verecek olanların oluşturacağı gücün, Kıbrıs’ta ortak gelecek umudu arama ve yaratma çabasının varlığı ve kalıcılığı açısından önemli katkıları olacağı da son derece açık...”

Mehmet, canavarı, kendi inine girerek vurmaya kalkışmıştır.

Avrupa Parlamentosu’na aday olurken, seçilmekten çok, Avrupa Birliği’nin ne olduğunu ve ne olmadığını anlatma olanağını yakalamayı düşünmüştür.

“-Benim ortaya koymak istediğim bir barış mesajıdır. Ve bize gelecek oylar, Kıbrıstürkleri’ne bir barış mesajı olarak gelecektir, bir. İki, Kıbrıs’ta İngiliz üslerini tartıştırmaya açmak istiyorum ve bununla ilgili ortak bir dil yakalanması için çaba harcıyorum. Kıbrıs’ta AB’nin camdan bir cennet olarak yansıtılmasına isyan ediyorum ve tek yönlü sadece bir yüzünü değil, ikici yüzünü de göstermek istiyorum. Yani sömürgeci yüzünü...Bugün üçüncü dünya ülkelerinden insanlar İtalya’ya giderken denizde boğuluyorlar. Öldürtülüyorlar. Gemileri batırılıyor...Bu ırkçılıktır. Bunun yanı sıra sefil Avrupa’dan bahsediyorum. Avrupa’da sokakta milyonlarca evsiz insan vardır. Bunlarla davamızı bütünleştirmek istiyorum. Avrupa’nın birinci yüzünü protesto ederek ikinci yüzü için çağrı yapıyorum. Bunun yanı sıra partilerüstü inasni bir müdahalenin gerekli olduğunu söylüyorum” diyen Mehmet Hasan (Hasgüler) bir aydın olarak doğru bildiğini Kıbrıslılar’a anlatmanın huzurunu yaşamak istiyor.

Mehmet, doğru bildiklerini Kıbrıslılar’a ne oranda anlatabilir, oyların partiler tarafından parsellenmiş olduğu bu koşullarda kaç oy alır, bilemeyiz.

Yalnız Mehmet’in bir Kıbrıslıtürk olarak, bu karmaşık dönemde, Kıbrıs sorununun henüz çözülmediği koşullarda Avrupa Parlamentosu’na aday olması ve gidip Kıbrıslırumlar’dan oy istemesi, etnik ayırım duvarlarını zorlayacaktır.

Biz Kıbrıslılar’ın başına ne geldiyse, aramızdaki etnik duvarları yıkamadığımızdan gelmedi mi? Kafalarımızdaki etnik ayırım duvarları sonuçta dış güçlerin yurdumuzu bölmelerine olanak yarattı. Şimdi toplumlarımızı ayıran barikatlardan kurtulup ülkemizi birleştirmek istiyoruz ama kafalarımızdaki etnik duvarları yıkamadığımız sürece Kıbrıs’ı yeniden bütünleştirmemiz olanaklı görünmüyor...

Mehmet, adaylığı ile kafalarımızdaki etnik duvarlara ilk önemli darbeyi vurmaktadır.

Yeterli olmayabilir. Berlin duvarını da ilk darbe yıkmamıştı. Ancak ilk darbeyi başka darbeler izledi ve duvar sonunda yıkıldı.

Mehmet’in adaylığı Don Kişotcadır ancak cesaret ve özgüven içerir. Kafalardaki etnik duvarları zorladığı, Kıbrıslılığımızı öne çıkardığı ve Avrupa Birliği’nin diğer yüzünü de görmemize yardımcı olduğu için, gelecek Kıbrıslı kuşaklarca saygıyla anılacaktır.

Aykırılar olmasaydı, insanlık bugün ulaşmış olduğu aşamaya gelemezdi.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org