Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 1 Temmuz 2003

Özker Özgür

 

Papadopulos'un Evi / Ziyaret

Papadopulos'un Evi

Türkiye’deki etkili ve yetkililer, Kıbrıslırumlar’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde açtıkları davaların altından kalkamayacaklarını anlayınca Kıbrıs’ta güney ile kuzey arasında gidiş-gelişleri serbest bıraktılar. Kıbrıslıtürkler’in 1960 Antlaşmaları’ndan kaynaklanan bireysel haklarını Kıbrıs Cumhuriyeti’nden istemelerine de yeşil ışık yakmak zorunda kaldılar. Güney ile kuzey arasında gidişler-gelişler başlayıp Kıbrıslıtürkler Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğum belgesi, kimlik kartı ve pasaport istemeye başlayınca sorunlar yaşanmaya başlandı. Olaya işin ticari boyutu da eklenenince Kıbrıslıtürkler’in karşılaştıkları sorunlar çoğaldı. Birleşik Kıbrıs Partisi’ne aktarılan sorunlar ışığında güneyde cumhurbaşkanlığına yeni seçilen Papatopulos’la görüşmek gereksinmesi doğdu.

Güney’in kuzeyi, kuzeyin güneyi tanıma veya tanımama sorununu gözönünde bulundurarak ziyareti Papatopulos’un evinde gerçekleştirdik.

24 Haziran 2003, Salı gün gerçekleştirdiğimiz ziyaret iki saat sürdü. Papatopulos bize gelinen aşamada kendisinin ve hükümetinin Kıbrıs sorunu ile ilgili konumunu anlattı. Biz de kendisine partimizin Kıbrıs sorununa ilişkin duruşunu naklederek, Kıbrısltürkler’in güneye dönük sorunlarını aktardık. Birleşik Kıbrıs Partisi’nin basına ziyaret hakkında yaptığı açıklamalarda da açıkça görüleceği gibi BKP Mayıs 2004’e kadar Kıbrıs sorununun çözülmesini istemektedir. Çözüm zemini Annan planıdır. Fazla zaman harcanmadan Annan planı temelinde çözüm için görüşme süreci başlatılmalıdır.

Papatopulos’un Annan planı ile ilgili çekinceleri vardır. Ancak kendi deyişine göre, Papatopulos, Annan planı temelinde çözüm için görüşme masasına oturmaya hazırdır. Görüşme masasına dönmeye ve Annan planını görüşmeye yanaşmayan Denktaş’tır. Amerikalı ve Avrupalılar Denktaş’ı görüşme masasına dönmeye ikna etmeye çalışmaktadırlar. Şu ana kadar Denktaş olumlu sinyal vermemiştir. Kuzey’de seçimler yanaşırken Denktaş bir manevra yaparak görüşme masasına oturur mu? Bilinmez!.. Bekleyip görmek gerekir. Şu anda bilinen odur ki Amerikalı ve Avrupalılar’ın bastırması, Türkiye’nin de “teşviki” ile Rauf Bey görüşme masasına dönmeye karar verirse Papatopulos görüşmeye hazırdır.

Bize sorarsanız, Kıbrıs’ın kuzeyinde Annan planı temelinde çözüm isteyen güçler barış ateşleri yakarken ve İnönü Meydanı’nda görkemli “çözüm ve AB” mitingleri düzenlerken gösterdikleri birlikteliği Aralık 2003 seçimlerine giderken gösteremedikleri için Denktaş’a altın tepsi içinde büyük bir avantaj sunmuşlardır. Denktaş çözüm yanlısı güçlerin bölünmüşlüğünden en çok yararı sağlamaya çalışacaktır. Çözüm yanlılarını daha da bölmek güdüsü ile Eylül’de görüşme masasına dönebilir de...

Annan planı temelinde çözüm isteyen güçler olarak Denktaş’ın yeminli bir taksimci olduğunu, Kıbrıs’ı birleştirecek bir çözüme yanaşmayacağını ve zaman kazanmaya çalıştığını unutmadan Aralık 2003 seçimlerinden başarılı çıkmaya bakmalıyız. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin resmileşeceği Mayıs 2004 tarihi bizim için son derece önemli bir tarihtir. İnsanımız Mayıs 2004 tarihini son şans olarak algılamaktadır. Oysa Papatopulos’a göre Mayıs 2004’e kadar Kıbrıs sorunu çözülürse iyi olur; ancak çözülmezse dünyanın sonu değildir. Kıbrıs sorunu çözülmediği sürece AB kuralları (muktesebatı) Kıbrıs’ın kuzeyinde uygulanmayacaktır. Sorun çözüldüğünde uygulnmaya başlanacaktır. Papatopulos, belirsizliğin Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan insanlar üzerindeki psikolojik etkisini bilmediği veya tahmin edemediği için rahattır. Bir de Kıbrıs’ın üyeliği resmileşince, görüşme masasına daha avantajlı bir konumda oturacağını hesaplayarak, “Varsın çözüm Mayıs 2004’ten sonra bulunsun” diye de düşünebilir... Biz kendisine, Kıbrıs’ın kuzeyinden bakıldığında, Mayıs 2004’e kadar çözümün son derece önemli olduğunu anlatmaya çalıştık.

Bize, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğum belgesi, kimlik kartı ve pasaport almak isteyen Kıbrıslıtürkler’in karşılaştıkları zorlukların aşılabilmesi için çalışacağını söyledi. Olağanüstü koşullardan ötürü gecikmeli yaş kağıdı almak zorunda kalanların ödemekle yükümlüklü oldukları cezayı kaldıracaklarını belirtti. Güneye geçen arabalar için öngörülen bir-iki günlük sigorta süresinin uzatılması ve kamyonların da güneye geçebilmeleri gerektiği konusundaki yaklaşımımızı olumlu karşıladı. Kıbrıs’ın kuzeyinde üretilen malların Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın kaynak belgesi (menşe sertifikası) vermesi koşulu ile güneyde piyasaya sürülmesine ‘evet’ dedi.

Bunlar, emperyalizmin körüklediği Türk ve Yunan şovenizminin kurbanı Kıbrıs’ın geç de olsa yaralarını sarmaya başladığının göstergeleridir. Birleşik Kıbrıs Partisi gibi yeni bir partinin güneyde cumhurbaşkanlığına yeni seçilen bir Kıbrıslırum’u ziyaret ederek iki toplumu ilgilendiren sorunları enine-boyuna görüşebilmesi de birşeylerin değişmekte olduğunun kanıtıdır.

Avrupa Birliği üyelik sürecinin, ilişkilerin yumuşamasındaki katkısı yadsınamaz. Avrupa Birliği’nin barış içinde birarada var olma, diyalog, hoşgörü, farklılıklara saygı, dayanışma, uzlaşma, bireysel hakların savunulması, ekonomik gönenç ve benzeri değerlerini özümseyebildiğimiz oranda Kıbrıs’ın barış ve huzura kavuşmasına katkımız artacaktır...

Ziyaret

24 Haziran 2003, Salı günü Papatopulos’u Birleşik Kıbrıs Partisi olarak evinde ziyaret ettik. Ziyaret sabah saat 08.30’da gerçekleşti. İki saat kadar sürdü.

Papatopulos’u neden ziyaret ettik?
Çünkü sürerdurumcular Loizidu davalarından ötürü kapıları gındırmak zorunda kalınca insanımız Kıbrıs’ın güneyinde zorluklarla karşılaşmaya başladı. Kapılar açılmadan önce Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almak sürerdurumculara göre büyük bir suçtu. Meclise yasa tasarısı bile sunmuşlardı. Ansızın rota değiştirdiler.
“-Rum pasaportu alan Kıbrıslıtürkler haindir” diyen Denktaş, “Sözkonusu pasaportu almak Kıbrıslıtürkler’in de hakkıdır” demeye başladı.
Denktaş öyle deyince, sahibinin sesi gibi Denktaş’ın söylediklerini yinelemekten başka marifeti olmayanlar bile Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almak için güneye akın ettiler. Pasaport almak için doğum belgesi gerekir. Doğum belgesi alabilmek için 1974 sonrası alınan soyadlarından ötürü gerçekleşen isim değişikliği nasıl aşılacak? 1974’den sonra doğanların kayıdını kim yapacak? Yasaya göre doğduktan sonra çocuğunun kaydını yaptırtmayan anne-babadan bir süre sonra gecikme ücreti alınır. Kıbrıs’ın güneyini yok sayan Denktaş’ın gün gele Kıbrıslıtürkler’e, “Gidin Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu alın” diyeceğini ve yurttaşları bu tür sorunlarla karşı karşıya bırakacağını kim tahmin edebilirdi?

Yurttaşlar güneyde karşılaştıkları sorunların çözümü için çıkış yolu ararken Birleşik Kıbrıs Partisi’ne de geliyorlar. Yardımcı olmamızı istiyorlar. Şikayetler yoğunlaşınca, güneyde yeni seçilen Papatopulos’u ziyaret ederek sorunları topluca aktarmakta yarar gördük. Güneyin kuzeyi, kuzeyin de güneyi tanıması veya tanımaması gibi spekülasyonlara neden olmamak için de ziyaretin Papatopulos’un evinde gerçekleşmesini uygun gördük.

Annan planı temelinde bir çözüm kabul edilseydi Kıbrıslıtürkler olarak bu tür sıkıntıları yaşamayacaktık. Plan’ın öngördüğü yeni Birleşik Kıbrıs Devleti’nin kurucu ortağı olacağımız için bizim de kuzeyde yurttaşlara Cumhuriyet pasaportunu vermek hakkımız doğacaktı.

Papatopulos Kıbrıs’ın Avrupa Birliği üyelik sürecinin tamamlanacağından yüzde yüz emindir. “Mayıs 2004’de Kıbrıs’ın üyeliği resmilecektir” diyor.
“-Peki ama Kıbrıs sorununun çözümü? Mayıs 2004’e kadar çözüm olacak mıdır?” diye soruyoruz.
Papatopulos Mayıs 2004’e kadar çözümü olası görmüyor.
Ancak, “Ben hemen yarından Annan planı temelinde çözüm için Kıbrıstürk tarafı ile görüşmeye hazırım” diyor.

Hazır olmayan Denktaş’tır.
Neden?
Çünkü Annan planı birleşik federal bir Kıbrıs’ı öngörmektedir. Oysa kendisi onulmaz bir taksimcidir. Birleşik bir Avrupa’da birleşik bir Kıbrıs onun ve arkasındaki asker-sivil bürokrasi için büyük felakettir. Kıbrıs İstirdat Planı’na (Kıbrıs’ı geri alma planına) aykırıdır.
“Ya öleceğiz ya böleceğiz” diye yola çıktılar.
Geri dönmek istemiyorlar.

Kıbrısrum tarafı büyük dönemeci 16 Nisan 2003’te aşarak Kıbrıs’ın tam üyeliğini güvenceye bağladıkları için Papatopulos rahattır.
“- Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra Avrupa Birliği kuralları (muktesebatı) Kıbrıs’ın kuzeyinde de uygulanacak” diyor.
Kıbrıs sorunu ne zaman çözülecek?
Belli değildir. Denktaş ve arkasındaki asker-sivil bürokrasinin paşa gönülleri ne zaman dilerse...

Papatopulos’la 1989 yılının Mayıs ayında Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum partilerinin ilk toplantısını gerçekleştirdiğimizde Prag’da tanışmıştık. Prag’a Diko Partisi’ni temsil etmek üzere, Kiprianu’nun yerine gitmişti.. Aldığım notlara baktım.
On-dört yıl önce, Prag’da biraraya gelen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum parti başkanlarına Papatopulos:
“-En iyi güvence insanların kalplerindeki güvencedir” demişti.
Doğrudur. Ancak kötü olan odur ki, şovenizm, Kıbrıslıların kalbindeki güvencenin yeşermesine olanak tanımadı.

Papatopulos’u evinde ziyaretimizden çıkardığım sonuç odur ki, biz Kıbrıslıtürkler olarak kendi kendimize sahip çıkmak zorundayız. Annan planı temelinde çözüm toplumumuz için tek kurtuluş yolu olarak görünüyor. Çözüm sürecini çabuklaştırmak için barış yanlılarının dayanışma içinde olmaları kaçınılmazdır. Toplumsal varlık ve kimliğimizi koruyabilelim diye 1950li yıllardan beridir sürdürdüğümüz onurlu savaşımı Denktaş’ın ve arkasındaki asker-sivil bürokrasinin bozuk para gibi harcamalarına izin vermemeliyiz.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org