Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 21 Temmuz 2004

Özker Özgür

 

Aralık'tan Sonra

Anglo-Amerikanlar'ın hazırlayıp uluslararası topluma `sattıkları' Annan planını Kıbrıslılar'ın bir bölümü kabul etti, diğer bölümü kabul etmedi. Ancak plan Kıbrıslırumlar tarafından reddedildi diye adamlar oturup yas mı dökeceklerdi? Onlar için esas olan ABD ile AB'nin bölgeye dönük çıkarlarıdır. ABD'nin tasarladığı, AB'nin de karşı çıkmadığı Büyük Ortadoğu Projesi Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan'ı da kapsamaktadır. Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan üçgeni oluşturulmaktadır. ABD ile AB'nin bölgesel çıkarları üçgenin oluşmasını gerektirmektedir. Kıbrıslırumlar Annan planına çoğunlukla `hayır' dediler diye Anglo-Amerikanlar Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan üçgenini oluşturmaktan vazgeçmiyeceklerdir.

Üçgenin tam olarak oluşabilmesi Türkiye'nin AB üyeliği ile doğrudan bağlantılıdır. Türkiye Avrupa Birliği'ne tam üye olduğu zaman üçgen yerli yerine oturmuş olacaktır. Ancak Türkiye Avrupa Birliği'ne tam üye olana kadar Kıbrıs'ta durumu idare etmek gerekiyor. Dimitris Hristofias'ın dediği gibi Annan planına `hayır' dedikleri için Kıbrıslırumlar'ın Anglo-Amerikanlar ya da AB tarafından cezalandırılmaları söz kokusu değildir. Türkiye'nin AB'ye tam üye olması zaman alacaktır. Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan üçgeninin oluşumunun herhangi bir yol kazasına uğramaması gerekmektedir. Bu nedenle Avrupa Birliği'ne tam üye olmuş Kıbrıs'ın kuzeyine yumuşak geçişli bir uygulamayı uygun görmüşlerdir. Uygulama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya dönük değildir. Uygulama, ABD'nin güvenilir bağlaşığı (müttefifi) Türkiye, AB içinde yerini alana ve Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan üçgeni oluşana kadar Kıbrıs'ın kuzeyinde yaşayan insanların daha rahat koşullarda bekleyebilmelerini sağlamaya dönüktür.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği kaç yılda gerçekleşecektir?

Belli değildir.

Ancak Anglo-Amerikan çıkarları Türkiye'nin, AB üyelik süreci içine girmesini gerektirmektedir. Sürecin ne kadar zaman alacağı Anglo-Amerikanlar için önemli değildir. AB ile Türkiye arasında gümrük birliği zaten sağlanmıştır. AB Türkiye'den pazar olarak yararlanabilmektedir. Türkiye'nin nüfusu ve İslamik yapısı AB içinde bazı çevreleri, özellikle Alman Hristiyan Demokratlar'ı rahatsız etmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik süreci başlatılsa bile tam üyeliğe kabul edilmesi zaman alacaktır. Anglo-Amerikan çıkarları düşünülerek tasarlanan Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan üçgenini oluşturmak hedefinden sapmadan, Kıbrıs'ın kuzeyinde bir geçiş rejimi gündemdedir.

Günün sonunda, diyelim ki on-beş yıl sonra Türkiye AB'ye tam üye olduğunda ne olacak?

Olacak olan Almanya'da olandır. Almanya Avrupa Birliği'ne üye olduğunda, AB kuralları (muktesebatı) Doğu Almanya'da uygulnamadı.

Ne zamana kadar?

Berlin Duvarı yıkılana kadar.

Başka bir deyişle Almanya bütünleşene kadar.

Kıbrıs'ta da bütünleşme, Türkiye Avrupa Birliği'ne tam üye olduğunda gerçekleşecektir.

Kıbrıslıtürkler'in yaşamını kolaylaştırmaya ve Türkiye AB'ye tam üye oluncaya kadar daha rahat koşullarda beklemelerini sağlamaya dönük AB açılımlarına Kıbrısrum tarafı tepki gösterdi.

Hatta Kleridis, “- KKTC zaman içinde tanınabilir” uyarısında bulundu.

Oysa AB'nin Kıbrıs'ın kuzeyi ile doğrudan ticaretle ilgili yeni uygulamaları 1994 yılında Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (ABAD'ın) kararına kadar vardı. Kıbrıs Cumhuriyeti mühürü ile Kıbrıs'ın kuzeyinden Avrupa Birliği'ne dış-satım (ihracat) yapılmaktaydı. KKTC'yi tanıtmak güdüsü ile Kıbrıs Cumhuriyeti mühürü yerine KKTC mühürü kullanılınca, Kıbrısrum tarafı ABAD'a başvurdu. ABAD da, Kıbrıs'ın kuzeyinden AB'ye dış-satımı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin vereceği belgelere dayandırdı.

Şimdi belge sorunu Kıbrıs Cumhuriyeti'nde kayıtlı Kıbrıs Türk Ticaret Odası yetkili kılınarak aşılmaktadır. Dış-satım belgeleri Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından verilip AB yetkilileri tarafından onaylanacaktır.

Böyle bir uygulama KKTC'nin tanınması anlamına gelmez.

Kendini KKTC'nin tanınmasına adamış bulunan Sayın Rauf Raif Denktaş bunun farkındadır.

Almanya örneğini çağrıştırdığı için de başlatılmakta olan sürece tepki göstererek, “- Bu Allah'ın da razı olamayacağı bir adaletsizliktir. Bizi azınlık statüsüne mahkum etme oyununun devamıdır.

AB, KKTC ile ticaretin kapısını açtı, şeklindeki haberleri okuyunca kanım donuyor” demektedir.

Aralık ayında Avrupa Birliği Türkiye'ye üyelik görüşmeleri için başlama tarihi verecek mi vermiyecek mi?

Verirse nasıl bir tarih verecek?

Ankara'dakilerin Kıbrıs'ın kuzeyine dönük Aralık sonrası tavırları Avrupa Birliği'nin Türkiye için düşündüğü yol haritasına bağlıdır.

Aralık'tan sonra Kıbrıs'ın kuzeyindeki politika Anakara'ya göre yeniden kalafatlanacaktır (biçimlenecektir).

Denktaş, Eroğlu, Mehmet Ali ve Akıncı cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanırken hesaplarını ona göre yapsınlar...

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org