Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 22 Temmuz 2003

Özker Özgür

 

Dış Karışma

1976 yılından beridir, Kıbrıs’ın kuzeyinde, çoğulcu demokrasi adı altında seçimlere girip çıkıyoruz. Rejimin adı çoğulcu demokrasidir. Kendi çoğulcu demokrasi değildir. Kendi demokratik görünmeye çalışan militarist bir rejimdir. Rejim, 1976 seçimleri de içinde, yaşadığımız tüm seçimlere karışmıştır. Kıbrıslıtürkler kendi özgür istençleriyle (iradeleriyle) yöneticilerini hiçbir zaman seçemediler. Önümüzde Aralık 2003 seçimleri vardır. Militarist rejimin Aralık seçimlerine de karışmaya hazırlandığını daha önce yazmıştık. Geçen gün Radikal gazetesinden Erdal Güven’in yazdıkları bizi doğrulamaktadır.

Erdal Güven’nin yazdıklarını birlikte okuyalım:

“- Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç’ın 17 Temmuz’da Kıbrıs’tan misafirleri vardı: Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği. Kısa kesip Kılınç’ın BRT’nin haberinde yer alan ifadelerini aktarıyorum:
- Kuzey Kıbrıs’ta aralık ayında yapılacak seçimlerde sağduyu sahiplerinin kazanmasını, milli şuuru yaşatacak insanların işbaşında olmalarını istiyoruz. Kafası çelinmiş insanların da orada akıllarını toplamak suretiyle ulusal çıkarlarımızı koruyacak tarzda tavır almalarını diliyorum. KKTC’de bazı insanların kafaları çelindi, dolayısıyla da birlik ve beraberlik zedelendi. Kıbrıs’ta mateessüf, sizlerin gayretleri, bugünlerde başkalarının değişik gayretleriyle sıfırlanmaya çalışılıyor.
Bu, Türkiye’nin siviliyle, askeriyle Kıbrıs’ta seçime ilk müdahalesi değil. Son olur mu, bilinmez.”

Erdal Güven yerden göğe kadar haklıdır.
Bu, Türkiye’nin siviliyle, askeriyle Kıbrıs’ta seçime ilk karışması değildir. Karışma 1974 öncesinde de vardı. 1974’ten sonra devam etti. Türkiye’ye egemen asker-sivil bürokrasi Kıbrıslıtürkler’e kullanılacak stratejik azınlık gözüyle bakagelmiştir. Kıbrıslıtürkler kullanılacak, turancı ideoloji doğrultusunda eski Osmanlı toprağı geri alınacak, Türkiye genişleyecek. Bu tasarımda Kıbrıslıtürkler’in varlık, kimlik ve istençleri (iradeleri) kesinlikle sözkonusu değildir.

Kıbrıslıtürkler’in dört kez üst-üste Lefkoşa’da, İnönü Meydanı’nda toplanarak, Annan planı temelinde çözüm ve birleşik Kıbrıs’la Avrupa Birliği’ne girmek istemeleri Türkiye’deki asker-sivil bürokrasi takımını çileden çıkarmıştır. Annan planı temelinde çözüm, arkasından da Avrupa Birliği’ne birleşik Kıbrıs olarak katılmak eski Osmanlı toprağı Kıbrıs’ı geri almak ve Türkiye’ye katmak tasarımı ile bağdaşmadığı için turancı asker-sivil bürokratlar ateş püskürmektedirler. Kıbrıs’taki sözcüleri Denktaş’ı konuşturdukları yetmemiş, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral da bizzat konuşmak gereğini duymuştur.

Orgeneral’in verdiği mesaj açıktır.
Orgeneral, “-Aralık 2003 seçimlerinde biz de varız. Kıbrıslıtürkler kendi istediklerini değil, bizim istediklerimizi seçeceklerdir” demektedir.
Atanmış asker bürokrat Orgeneral’in bu açık tavrı karşısında, “Çözümsüzlük çözüm olamaz” diyen Erdoğan veya hükümeti ne yapmaktadır?
- Dur bakalım Orgeneral; sen atanmış asker bir bürokratsın. Biz halkın seçtiği parlamentodan çıkmış bir hükümetiz. Hükümetin parlamentonun onayını almış Kıbrıs politikası vardır. Ayrıca Kıbrıslıtürkler’in ayrı bir siyasal varlık ve kimlikleri vardır. Bırakın da kendi gelecekleri hakkında kendileri karar versinler; özgür istençleri ile dilediklerini seçsinler, diyor mu?

Ne yazık ki demiyor.
Sadece susuyor.
Orgeneral’in bu açık dış karışması karşısında Erdoğan Hükümeti susarken, Kıbrıs’ın kuzeyinde, sürerdurumu (statükoyu) Annan planı temelinde bir çözümle değiştirmekte kararlı olduğunu söyleyen Mehmet Ali Talat köy gezilerinde köylülere:
“- Türkiye de Aralık ayı seçimlerinde AB ve Çözüm güçlerinin kazanmasını beklemektedir. Türkiye hükümeti bu yönde kararını zaten vermiştir. Özellikle Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Kıbrıs’tan giden mücahitleri kabulünde:
-Avrupa da çok karışıklık yaşamıştır ama şimdi gül gibi geçinmektedirler, demiştir. Mücahitlere konuşan ve seçimlerde “milli davayı savunanlar kazanmalı” şeklinde demeç veren Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Kılınç, Ağustos ayında emekliye çıkacaktır. Artık asker içinde de AB ve Çözüm yönündeki düşünceler artmaktadır”
demektedir.(Bak: Yenidüzen –21 Temmuz 2003- Sayfa: 5)

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral’in mücahitlere söyledikleriyle, militarist rejim şimdiden çizmeleriyle Aralık seçimlerine balıklama dalmış bulunmaktadır. Bu gerçekliği gözardı ederek, “-Orgeneral Kılınç Ağustos’ta zaten emekli olacaktır” demek kendi kendini ve halkı avutmaya çalışmaktır.
Avrupa Birliği çatısı altında demokrasiye ulaşmak çabası içinde olan güçler olarak Avrupa Konseyi’ni şimdi göreve çağırmazsak Aralık ayından sonra kime ne dersek diyelim bizi kimse dinlemeyecektir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org