Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 26 Temmuz 2004

Özker Özgür

 

Tanı

Altmış-üç Kıbrıslıtürk ve Kırıslırum sivil toplum örgütü biraraya geldiler.

Ortak bildiri yayınladılar. Yayınladıkları bildiri, 1963-1967 ve 1974’te ölen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırumlar’ın anısına yayınlandı. Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum sivil toplum örgütleri, ortak bildirileri ile, toplumlarına:

“- Adamızda kalıcı çözümün ve ülkemizin tekrardan birleştirilmesinin önündeki en büyük engeller olan toplumsal nefret, şovenizm ve milliyetçiliğe izin vermeyeceğimiz konusundaki kararlılığımızı ortaya koyarız” dediler.

Önce biraraya gelerek, bu denli duyarlı (hassas) bir konuda toplumlarına birlikte seslenebilmek becerisini gösterebilen Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum sivil toplum örgütlerini kutlarız. Kıbrıs yeniden bütünleşecekse, yukarıdan aşağıya doğru değil, aşağıdan yukarıya doğru bütünleşecektir.

Siyasilerin ülkeyi nereden alıp nereye getirdikleri ortadadır. Kıbrıslıtürkler ile Kıbrıslırumlar arasında sorun yokken, enosis ve taksim tezleriyle halkın arasını açan siyasilerdir. Bir yandan Kıbrıslırum siyasiler Atina’nın, diğer yanda da Kıbrıslıtürk siyasiler Ankara’nın güdümünde, Kıbrıs’ı Yunanistan ve Türkiye’ye peşkeş çeke çeke, günün sonunda bölünmesini sağladılar. Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumlar asırlar boyu birlikte barış içinde yaşarken, iki toplumu karşı karşıya getirdiler. Şovenizmi iki topluma da egemen kıldılar. İki toplumun ortak yanlarını ön plana çıkarıp geleceğe birlikte yönelmelerine engel oldular.

Bütün bu olumsuzlukları yaşamak zorunda bırakıldık.

Aramızda toplumsal nefret yoktu; yarattılar.

Günlük yaşamımızda şovenizmden uzaktık. Şovenizmi yaşamın her alanına yaydılar, Kıbrıs’ın sevecen insanlarını birbirinden korkar, birbirinden kuşkulanır, birbirinden çekinir duruma getirdiler.

Yıllar sonra, yaşanan acı deneyimler ışığında geriye bakıldığında, sivil toplum örgütlerimiz, “-Bütün bunların sorumlusu toplumsal nefret, şovenizm ve milliyetçiliktir” demekte, yeni bir başlangıç yapmamız gerektiğini vurgulamaktadırlar.

Tanının (teşhisin) tamamlanabilmesi için, şovenizm ile milliyetçiliğin beslenme kaynağı emperyalizmi akıldan çıkarmamak gerekmektedir. İki toplumun karşı karşıya getirilmesinde Ankara ile Atina’nın rolü büyüktür. Ancak Anglo-Amerikan emperyalizminin Kıbrıs’ı batmayan bir uçak gemisi olarak kullanmayı sürüdürebilmek için Ankara ve Atina’dan nasıl yararlandıklarını unutursak tanımız (teşhisimiz) eksik kalır.

Yurdumuzu yeniden bütünleştireceksek her iki toplumda da şovenizmi geriletmek ve etkisiz kılmak zorundayız. Fakat emperyalizmin şovenizmi hep arkadan desteklediğini, beslediğini, kışkırttığını ve yönlendiridiğini unutmamak gerekir.

Bulunduğu ülkelerdeki çıkarlarını koruyabilsin diye emperyalizmin başvurduğu yöntem hepimizin bildiği ve yinelediği, “-Böl ve buyur” veya “-Böl ve yönet” yöntemidir. Emperyalizm halkları bölebilmek için din öğesinin ağır bastığı koşullarda dini, etnik öğenin ön plana çıktığı koşullarda da milliyetçiliği sömürmüştür. Bazı durumlarda, bizde olduğu gibi, hem dinsel hem etnik farklılıklardan yararlanmıştır.

Bölünmüş yurdumuzu yeniden bütünleştirmeye çalışırken emperyalizmin ülkemizi henüz terketmemiş olduğunu unutmayalım. Toplumlara sunulan ilk Annan planı ile sonuncusu arasındaki farkların nereden kaynaklandığı, sözkonusu düzenlemelerin kimler tarafından ve hangi güdü ile yapıldığı üzerinde durmadan toplumlarımıza musallat kılınan şovenizme karşı savaşımımızda başarılı olamayız.

Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk sivil toplum örgütleri, Kıbrıs’ı yeniden ortak yurda dönüştürecek ortak istencin (iradenin) oluşumu yönünde önemli bir adım attılar. Ortak bir bildiri ile şovenizme karşı kararlı duruşlarını vurguladılar.

Doğru yaptılar.

Kıbrıslırum ve Kıbrıslıtürk gençler de Muratağa’daki toplu gömütlere (mezarlara) gidip birlikte çiçek koymak istediler. İki toplumu yönetenler bu tür etkinlikleri kendileri gerçekleştirip gençlere örnek olacaklarına, tersine, gençlere engel olmakta, gençlerin barışçı duygularını toplu gömütlerin başında dile getirmelerini engellemektedirler.

Engellemenin, yıllarca, Kıbrıs’ın kuzeyinde sürerduruma karşı barış ve demokrasi savaşımı vermiş bir siyasal partinin hükümetteki iç-işleri bakanı tarafından yapılması veya öyle görünmesi, büyük üzüntü kaynağımızdır...

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org