Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 28 Temmuz 2004

Özker Özgür

 

'HAYIR'

Kıbrısrum tarafı Annan planının son versiyonuna ‘hayır’ dedi ya!

Mehmet Ali Talat da fırsatını yakalar yaklamaz, Kıbrısrum tarafının hazırladığı ‘güven artırıcı önlemler paketi’ne ‘hayır’ dedi.

Oysa TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül hazırlanan paketin değerlendirileceğini söyledi. Gül, Rum tarafının Yeşil Hat’tan çift taraflı asker çekme önerilerinden haberi olmadığını belirterek:

“-Bakalım neymiş, ne kadar ciddidir, arkadaşlarımız değerlendirir” dedi.

Kıbrısrum tarafının hazırladığı pakette, 1974’ten beridir iskana kapalı olan Maraş’ın BM denetiminde açılması ve uluslararası ticaret yapılamayan Mağusa Limanı’nın iki tarafın kullanımına sunulması yer alıyor. Kıbrısrum tarafı, Mağusa Limanı’nın 1974’teki Rum Belediye Başlakanı ile Türk Belediye Başkanı’nın ortak denetimine verilmesini öneriyor.

Kıbrısrum tarafının ‘güven artırıcı önlemler paketi’ Kıbrıstürk tarafında kamuoyunun bilgisine getirilirken pakette Larnaka limanı ile ilgili öneri bulunduğundan söz edilmiyor. Paketin, “Larnaka ile Mağusa limanlarının ticarete açılmasında, Türk işçilerin istihdam edilmesi ve Kıbrıslıtürk yetkililerin de bulunması”nı da içerdiğini İstanbul’da yayınlanan 17 Temmuz 2004 tarihli Cumhuriyet gazetesi yazdı. Kıbrıs’ın kuzeyinde yayınlanan gazetelerde, Larnaka Limanı’ndan nedense söz edilmedi.

Cumhuriyet gazetesi ayrıca Gül’ün, Mağusa Limanı’yla ilgili öneriyi değerlendireceklerini belirttiğini ve “- Her şeyin değerlendirilmesi lazım; ayaküstü birşey söyleyemem” dediğini de yazdı.

Mehmet Ali Talat, iki hafta önce Meclis’te milletvekillerine, “- Bağımsız değiliz be arkadaşlar. Farkında değil misiniz?” dediğini unutarak, Gül’e karşın (rağmen) Kıbrısrum tarafının paketini elinin tersi ile ret mi etti?

Talat, Kıbrısrum tarafının önerilerini, “hedef saptırma çabası” olarak niteledi.

Talat’a göre Kıbrıslırumlar, Annan planına ‘hayır’ dedikten sonra düştükleri zor durumdan çıkmaya çalışmaktadırlar. Yine Talat’a göre, Kıbrıslırumlar’ın liman önerisi aşırı pervasız (without any concern) ve komiktir.

Kıbrısrum tarafı Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Avrupa Birliği’nde tek taraflı olarak temsil etmektedirler. Bu bir anomalidir. Anomalidir çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti iki toplumlu bir cumhuriyet olarak kurulmuştu. Şimdiki durumu ile iki toplumlu değil, tek toplumludur. Annan planı bu anomaliyi çözmek için hazırlanmıştı. Anglo-Amerikanlar İsviçre’deki görüşmelerde kantarın topuzunu Türkiye’den yana biraz fazla kaydırınca Kıbrısrum toplumunun %76’sı plana ‘hayır’ dedi.

Bu bir kaza (accident) mıydı yoksa bilerek ve isteyerek sağlanan bir sonuç muydu?

Bize göre Anglo-Amerikanlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek toplumlu olarak AB’ye girmesinde yarar gördüler. Yarar gördüler çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek toplumlu olarak Avrupa Birliği’ne girmesi İngiliz üslerini sağlama alıyordu. Kıbrıs Cumhuriyeti tek toplumlu yapısı ile Avrupa Birliği’ne girince, İngiliz üsleri ile Ada’nın güneyini, Türkiye üzerinden de Ada’nın kuzeyini denetimleri altında tutmayı sürüdürebilirlerdi.

Ne zamana kadar?

ABD’nin güvenilir bağlaşığı (müttefiki) Türkiye, Avrupa Birliği’ne tam üye olana kadar.

Şimdi gelinen aşamada Ankara, sabırsızlıkla Aralık ayını beklemektedir.

Aralık ayında AB, Türkiye’ye üyelik görüşmeleri için bir başlama tarihi verecek mi vermiyecek mi?

Ankara diken üzerinde oturmakta ve kayguyla beklemektedir. Ekim ayında Türkiye ile ilgili rapor hazır olacaktır. Raporun hazırlığı sürerken Kıbrısrum tarafının Türk tarafına ‘güven artırıcı önlemler paketi’ sunmasını Talat iyi niyetten yoksun olarak niteledi ama diken üzerinde beklemekte olan Gül temkinli davrandı.

Papatopulos’un niyeti, Ankara AB ile üyelik görüşmelrine başlarken Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaktır. Türkiye ile ilgili rapor hazırlanırken ‘güven artırıcı önlemler paketi’ hazırlayıp sunmasının altında da bu yatmıyor mu?

Deneyimsiz Mehmet Ali Talat, kendi aklıyla bayram yaparak, pakete ‘hayır’ deyince, bir ‘hayır’ da Kıbrıstürk tarafının hanesine yazılmış oldu.

Papatopulos, Avrupa Komisyonu’na, “-İşte bakın, ‘hayır’ diyen yalnız biz değiliz. Onlar da bizim güven artırıcı önlemler paketimize‘hayır’ dediler” diyerek dengeyi sağlamaya çalışacak.

Kıbrıslılar olarak birbirimize karşı cambazlık yaparak bir yere varamayız. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme çabasını sömürerek, Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışarak da Kıbrıs’a barış ve huzuru getirmek olanaklı değildir.

Siz ve biz demekten vazgeçerek, birlikte, dışa karşı, Kıbrıs için ortak politika üretebilir miyiz?

Ortaya ortak yurdumuz için ortak bir istenç (irade) koyabilir miyiz?

Bunu başardığımız gün ortak yurdun (vatanın) temellerini Kıbrıs yurtseverliği harcı (mortar) ile dökmeye (lay the foundations) başlayabiliriz.

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org