Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 30 Temmuz 2004

Özker Özgür

 

Erdoğan - Talat - Serdar Üçlüsü

Meclis’te azınlığa düşmüş hükümetin sahnelediği cambazlıklar artık kabak tadı vermeye başladı.

“-İzolasyonlar kaldırılsın” diyor, başka birş0065y demiyor.

24 Nisan 2004 halkoylamlarından sonra, Tayyip Erdoğan, Mehmet Ali Talat ve Serdar Denktaş üçlüsü Kıbrıstürk tarafının %65 oranındaki “evet”inin üzerine yattılar.

“-İzolasyonlar kaldırılsın”, “-KKTC’nin düzeyi yükseltilsin” diye diye, Aralık ayının gelmesini bekliyorlar.

Mehmet Ali Talat, “-İzolasyonlar kalksın” derken ortağı Serdar Denktaş, “-KKTC tanınsın” demekte, Tayyip Erdoğan da Ankara’dan ikisine de destek atışı yapmaktadır.

Bir gün hükümeti takviye etmeye çalışarak, ertesi gün erken seçimi gündeme getirerek zaman kazanıyorlar.

Neyi bekledikleri açık seçik ortadadır.

Aralık ayını bekliyorlar.

Avrupa Birliği Aralık ayında Türkiye’ye tarih verecek mi vermiyecek mi?

Aralık ayında AB Türkiye’ye tarih verirse ne olacak, vermezse ne olacak?

Tarih verilmesi durumunda biz Kıbrıslıtürkler için öngörülen nedir?

Verilmemesi durumunda Ankara’nın Kıbrıs politikası ne olacaktır?

Kendini Kıbrıs’ın kuzeyindeki %65 ‘evet’ oyunun sahibi ilan etmiş bulunan CTP yönetiminin yukarıdaki sorulara hiç bir yanıtı yoktur.

Akıncı, geçen gün, başbakanın hemen istifa etmesini önererek, çözümü amaçlayan 26-27 sandalyeden oluşacak bir hükümet kurma çalışması yapmayı teklif etti.

Tarihte ilk kez önlerine çıkan formülle UBP ve DP’siz bir hükümet kurulmasını öneren Akıncı, Meclis’in böyle gidemeyeceğini vurguladı.

Hükümet Meclis’te azınlığa düştükten sonra UBP ve DP dışında hükümet olanağı belirdiği halde CTP yönetimi hiç buna yanaşmadı.

Neden yanaşmadı?

Çoğu bunu, CTP yönetiminin Akıncı’yı hükümete sokmak istememesine bağladı.

CTP yönetiminin Akıncı’yı hükümete sokmak istememesi nedenlerden biri olabilir. Ancak asıl neden, Erdoğan-Talat-Serdar üçlüsünün Kıbrıs sorununa dönük ortak politikalarıdır.

24 Nisan 2004 halkoylamalarından sonraki gelişmeleri dikkatle izleyenler farketmişlerdir ki ne Erdoğan, ne Talat ne de Serdar, Annan planının adını bile anmak istememektedirler.

Erdoğan-Talat-Serdar üçlüsü Annan planı temelinde çözümden uzaklaşma çabası içinde oldukları içindir ki Kıbrıs’ın kuzeyinde UBP ve DP dışında bir hükümetin kurulması olanaklı olduğu halde Mehmet Ali Talat, “-Hayır olmaz” demektedir.

Akıncı, böyle bir hükümetin kurulmasını olanaklı kılabilmek için başbakanın istifa etmesini önerdi. Mehemt Ali Talat, Erdoğan ve Serdar’la Annan planından uzaklaşmak konusunda anlaşmış olmasaydı, Akıncı, Angolemli, İzcan, Kaşif ve Üstel ile çoktan diyalog kurar, UBP ve DP dışında çözümcü hükümeti Rauf Raif Denktaş’ın alnına çoktan dayardı. Ancak böyle bir hükümet, Annan planı temelinde çözüme yönelmek zorunda kalırdı. Böyle bir durumda Ankara ile Lefkoşa arasındaki uyum ortadan kalkar, Ankara’nın elinde sıkı sıkıya tuttuğu Kıbrıs kozunu kaybetme tehlikesi belirirdi.

Oysa oynanmakta olan oyun, Türkiye Avrupa Birliği’ne tam üye oluncaya kadar, Kıbrıslıtürkler’i oyalama oyunudur.

Aralık ayında Türkiye’ye üyelik görüşmeleri için tarih verilir de görüşmeler başlarsa, Ankara, AB yolunda ilerleyebilmek için Kıbrıs’ta kendine göre ‘ödün’ vermeye başlayacaktır. Önce Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyacaktır. Sonra sıra bir miktar asker çekmeye gelecektir. Gün gele, AB kapısından içeriye adımını atmak sözkonusu olursa sıra Kıbrıslıtürkler’in toplumsal eşitlik haklarını törpülemeye mi gelecektir?

Günün sonunda Erdoğan’ın Batı Trakya Türkleri’ne söyledikleri bize de söylenirse hiç şaşmayalım. Erdoğan, birkaç ay önce Batı Trakya Türkleri’ne ne demişti?

“- Siz Yunanistan Cumhuriyeti’nin yurttaşlarısınız. Artık Yunanistan Cumhuriyeti yurttaşları olarak Yunanistan için çalışacaksınız” dememiş miydi?

Erdoğan-Talat-Serdar üçlüsünün bizim için çizdikleri yol haritası toplumu Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarının da gerisine götürmek tehlikesi içermektedir.

“-İzolasyonlar kalksın”, “-KKTC tanınsın”, “-Biz çözüm isteriz ama Rumlar istemez” diye diye insanımızı götürmek istedikleri liman belli olmuştur.

Erken seçim tartışmaları, toplumu oyalama taktiğinin bir parçasıdır. Seçime gidilse de sandıktan yine Talat-Serdar Koalisyonu’nu çıkarılıp Erdoğan-Talat-Serdar üçlüsünün, Türkiye AB’ye tam üye oluncaya kadar toplumu oyalama oyunu sürdürülecektir. Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejim sandıktan Talat-Serdar Koalisyonu’nu rahatlıkla tekrar çıkarabilecek olanaklara fazlasıyla sahiptir.

Akıncı, UBP ve DP dışında hükümet formülü üzerinde ısrarlı olduğu ve Annan planı temelinde çözüm isteyen güçlerin birliğini sağlayabildiği oranda bu oyun bozulabilir...

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org