Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 3 Temmuz 2003

Özker Özgür

 

Duyduk Duymadık Demeyin

Duyduk veya duymadık, demeyin. Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejim Kıbrıs anlaşmazlığının temel konularından biri olan mülkiyet sorununa çözüm bulmuştur!...
KKTC Hukuk Dairesi Başkanı’na göre Avrupa Konseyi’nin destek ve önerileri doğrultusunda, gece denmemiş, gündüz denmemiş, aylarca çalışılmış ve sonunda bir yasa tasarısı hazırlanmış. Kıbrıs’ın kuzeyinde kalan Kıbrıslırumlara ait taşınmaz malların “tazmin” ya da “takas” edilmesini öngören tasarı KKTC Meclis’inden de geçerek yasalaştıktan sonra Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.

Basının yazdığına göre yürürlüğe giren “tazmin” ya da “takas” yasasının temel amacı Kıbrıs’ın kuzeyinde taşınmaz malı bulunan Kıbrıslırumlar’ın kuzeydeki mülkiyet haklarını ortadan kaldırmaktır... Kıbrıs’ın kuzeyinde taşınmazı bulunan Kıbrıslırumlar’a iki seçenek sunulmaktadır.
Mal sahibi Kıbrıslırum kuzeyde bulunan malı için ödence (tazminat) için başvurabilir; veya kuzeydeki malını Kıbrıslıtürk’ün güneydeki malı ile değiş-tokuş yapabilir.
Üçüncü seçenek, yani mal sahibinin malına sahip çıkması, bizzat kullanması, kiraya vermesi veya çocuklarına devretmesi sözkonusu değildir.

Bu işi Kıbrıs’ın kuzeyinde rejimin gözetim ve denetiminde kurulacak 7 veya 9 kişilik komisyonlar yürütecekmiş. Komisyon üyeleri yargıç niteliğinde veya hukukçu ya da mal değerlendirme konularında tecrübeli kişiler olacaklarmış.
Tarafsız ve bağımsız çalışacaklarmış....

Tarafsız ve bağımsız çalışması öngörülen komisyonlar mahkeme gibi işlev göreceklermiş. Gerekli gördükleri durumlarda tanık dinleyecek, yazılı ve sözlü şahadet alacabilecek ve tanıkları şahadet vermeye zorlayabileceklermiş. Aldıkları kararlar bağlayıcı olacak ve mahkeme kararları gibi uygulanacakmış.

Toplumumuza, Kıbrıslırumlar’a ve dünyaya sunulan bu yapıya Avrupa Konseyi onay verdiyse ne Avrupa Konseyi’nde hayır vardır ne de sözkonusu Konsey’i oluşturan kurumlarda.

Bir defa Avrupa Konseyi’ne üye ülkelerin kutsal saydığı mülkiyet hakkını ortadan kaldırmak hak ve yetkisini Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejim kimden veya nereden almaktadır?

Kıbrıs’ta yaşayan tüm Kıbrıslılar’ın her türlü insan haklarını garanti etmiş Türkiye, Kıbrıs’ın bağımsızlığını, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini korumak amacıyla Kıbrıs’a asker çıkardıktan sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşturulan rejimin, yurttaşların mülkiyet hakkına dokunmak hak ve yetkisi olabilir mi?

Kıbrıs’ın kuzeyinde taşınmaz malı bulunan Titina Loizidu’ya, yıllardır mülküne gidemediği için 500,000 sterlin ödence ödenmesine karar veren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Loizidu’nun kuzeydeki malının mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan Denktaş’ın mahkeme niteliğindeki komisyonunu meşru mu sayacaktır?

Kalldı ki mülkiyet hakkını ortadan kaldırmak yetkisi ile donatılmış mahkeme niteliğinde komisyon veya komisyonlar kurmak KKTC Anayasası’na da aykırıdır.
Anayasa’nın 155. maddesinin 1. fıkrası açıktır:
“-Bu Anayasa ve yasalar gereğince, Yüksek Mahkeme tarafından kullanılan yargı yetkisi dışındaki yargı yetkisi, bu Anayasa kurallarına bağlı olarak ve bunlar gereğince yasada gösterilen alt mahkemeler ve ihtisas mahkemeleri tarafından kullanılır” söz dizisi Kıbrıs’ın kuzeyinde yürürlükte olduğu savlanan Anayasa’nın temel bir kuralını oluşturuyorsa, mülkiyet hakkını ortadan kaldırmak yetkisi ile donatılmak istenen komisyon veya komisyonların kurulması ve birer mahkeme gibi çalıştırılmaları sözkonusu olamaz.

İşin ilginç yanı Kıbrıs’ın kuzeyindeki rejim “tazmin” ve “takas” yasasıyla kuzeyde taşınmazı bulunan Kıbrıslırumlar’ın mülkiyet haklarına dokunmakla yetinmiyor. Kıbrıs’ın güneyinde taşınmaz malı bulunan Kıbrıslıtürkler’in mülkiyet haklarını da ortadan kaldırıyor. Onaların da güneydeki mallarına sahip çıkmak, satmak veya çocuklarına devretmek yolunu kapatıyor.

Neden?
Kıbrıs’ın, Yunan cuntası tarafından 15 Temmuz 1974 darbesi ile bozulan bağımsızlığı, egemenliği, toprak bütünlüğü ve Anayasal düzenini iade amacıyla Türkiye’nin gerçekleştirdiği askersel çıkarmanın 30 yıl sonraki ürünü bu mu olacaktı?

İşin gerçeği odur ki 1974 çıkarmasından sonra Kıbrıs’ın kuzeyinde büyük bir talan ve yağma yaşandı. Yağma ve talanın aslan payını alanlar uluslararası hukukla yüzleşmek ve gasp ettikleri malları sahiplerine geri vermek istemedikleri için “tazmin”, “takas” ve benzeri ayak oyunlarına başvurmaktadırlar. Bunun da adına “Avrupa Konseyi’nin destek ve önerileriyle hazırlanmış yasa” demektedirler.

Doğrunun yerini yalanın aldığı, hukuksuzluğun ise hukuk diye yutturulmak istendiği bir dönemden geçiyoruz...

Kıbrıs’ın kuzeyinde uluslararası hukuk ciddi bir sınavdan geçmektedir. Dünyada, uluslararası hukuk yokmuş gibi davranan ABD’yi taklit etmekte olan Türkiye’nin kabadayılarının başarıp başaramamaları Avrupa’da oluşan kurumların ciddiyetine bağlıdır....

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org