Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 7 Temmuz 2003

Özker Özgür

 

Zorla Güzellik Olmaz

On-binler İnönü Meydanı’da toplanırken toplumsal bir coşku içindeydik. Toplumsal amacımızı saptamıştık. Annan planı temelinde çözümle birlikte Avrupa Birliği ile bütünleşmek istiyorduk. Yediden yetmişe bir yürektik. Aynı doğrultuda düşünüyor, aynı duygu seli içinde, aynı sözcükleri haykırıyorduk. Partilerimiz, sendikalarımız, derneklerimiz yoktu. Biz vardık. Biz Kıbrıslıtürkler. Annan planı temelinde çözüm isteyenler. Denktaş’ın ve arkasındaki turancı-yayılmacı güçlerin taksimi kalıcılaştırma politilalarını reddedenler. Uygar dünyanın barış, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, diyalog, farklılıklara saygı, insanca paylaşım, çoğulculuk, insanca yaşama ilkelerini benimseyenlerdik. İnönü Meydanı’nı doldururken bu değerleri özümsemiş olarak dolduruyorduk.

Denktaş’ın ve arkasındaki turancı-yayılmacı güçlerin Annan planını halkoylamasına (referanduma) sunmayı kabul etmedikleri için öfkeliydik. Günümüz dünyasında Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında yaşayan bir ilkel kabilenin geleceği sözkonusu olduğunda bile kabile reisi kabilesini toplar ve seçenekleri kabile mensuplarına sunar. Ne düşündüklerini sorar. Görüşlerini öğrenmek ister. Oysa Denktaş ve arkasındaki turancı-yayılmacılar Kıbrıslıtürkleri bir kabile düzeyinde bile görmedi.
“Kıbrıslıtürkler, Annan planının topluma ne getirip toplumdan ne götüreceğini algılayabilecek yetenekte değillerdir” dercesine Annan’ın halkoylaması önerisini kabul etmediler. Toplumumuzu güdülen sürü konumuna indirgediler.
Denktaş Ankara’da Büyük Millet Meclisi’de konuşarak, “- İki-yüz bin Kıbrıslıtürk, yetmiş milyon Türk’ün kaderini tayin edemez” dedi. Kıbrıslıtürkler’in toplumsal istenci (iradesi) ile resmen alay etti.

Bütün bunları yakından izleyen Kıbrıslıtürkler bir yürek, bir beyin oldular. İnönü Meydanı’nı doldurdular. Zengin-yoksul, işçi-işveren, kadın-erkek, yaşlı-genç ayırımı yapmadılar. Bir ağızdan, “-Varlık ve kimliğimizi Denktaş’a ve arkasındaki turancı-yayılmacı takımına ezdirtmiyeceğiz” dediler.

Aynı birliktelik, aynı dayanışma, aynı kararlılıkla Aralık 2003 seçimlerini ırkçı-turancıların toplumdan esirgedikleri halkoylamsına dönüştürmek ve uygar dünyaya ters düşen anlayışı tarih sahnesinden silmek istiyorlardı.

Ünlü gazeteci-yazar Mehmet Ali Birand, CNN-Türk’te yayınlanan Manşet programında geçenlerde, Denktaş’ın bir önceki programda söylediklerinden bir kesit sundu. Annan planı temelinde çözüm isteyenlerin seçimleri kazanıp kazanamayacaklarını soran Birand’a, Denktaş, “- Bu takım seçimleri alamaz çünkü bölünmek üzeredirler. Bizimkiler de bölünmüştür ama bu parçalanmışlık bizim işimize yarayacaktır” dedi.

Turancı-yayılmacıların başbuğu bu denli açık konuştuğu halde Annan planı temelinde çözüm isteyen ve toplumsal istencin tercümanı olduğunu savlayan (iddia eden) bizler incir çekirdeğini doldurmayan gerekçelerle İnönü Meydanı’da sağladığımız birlikteliği ve dayanışmayı Aralık 2003 seçimlerine taşıma becerisini gösteremiyoruz. Birlik-mücadele-dayanışma anlayışına aykırı davranan arkadaşlarımız üstüne üstlük birlikte hareket etmek isteyenleri “hülle partisi” kurmakla suçlayıp aşağılamaktadırlar.

Görünen odur ki günün sonunda turancı-yayılmacıların sözcüsü Denktaş’ın dediği gibi parçalanmışlık sürerdurumcuların (statükocuların) işine yarayacaktır. Seçim sistemine göre seçimlerde en çok oyu alan ve seçimlerden birinci çıkan parti, Meclis’te, elde ettiği oy oranından fazla milletvekilliği kazanır. Annan planı temelinde çözüm isteyenlerin bölünmüşlüğü bu bakımdan sürerdurumcu partilerin işini kolaylaştırıp sürerdurumcu bir partinin seçimlerden birinci parti olarak çıkmasını sağlayabilir. Tehlike burdadır.
Denktaş, “Parçalanmışlık bizim işimize yarayacaktır” derken demek istediği budur.

Ne yazık ki gidilecek köyün minareleri görünmüştür...
Zorla güzellik olmaz.
Uzun yıllar birlikte olduğumuz, yurdun ve toplumun kurtuluşu için yurtseverlerin birliğini uzun yıllar birlikte savunduğumuz arkadaşlarımız kararlarını vermişlerdir. Tüzük kurultayı gerçekleşmeden kurultayın hangi yönde istenç (irade) belirteceğini açıklamakta sakınca görmediklerine göre bütünden ayrı durmakta ısrarlıdırlar demektir.

Durum bu ise, bölünmüşlüğün zararlarını en aza düşürmek ve Denktaş’ı fazla sevindirmemek gerekir. Varsın değişik ırmaklardan akalım ama aynı nehirde bütünleşelim. Amaç birliğimizi akıldan çıkarmadan sürerdurumculara karşı savaşımımızı dayanışma içinde yürütelim. Listelerimiz ayrı olsun ama barış-ateşlerinde ve İnönü Meydanı’nda bütünleştiğimiz gibi Aralık 2003 Halkoylaması’na (referandumuna) dönük miting alanlarında da birlikte olalım. İnsanımıza, “Ayrı listelerde bulunsak da beraberiz” iletisini (mesajını) vermek becerisini gösterebildiğimiz oranda halkımız desteğini Annan planı temelinde çözümden yana olanlardan esirgemeyecektir.

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org