Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 26 Eylül 2004

Özker Özgür

 

Hedef

Gelişmiş toplumlar ile gelişmemişler arasındaki en belirgin özellik, gelişmiş olanların geleceği düşünerek ve planlayarak çaışıp yaşamaları, gelişmemişlerin de günü-birlik durumu idare etmeleridir. Bizde öğrenim görmüş yurttaş oranı oldukça yüksektir. Buna karşın, önümüze toplumsal hedefler koyarak geleceğimizi planlayamıyoruz. Bunu ne Kıbrıs sorunu ne de içe dönük yaşamımızla ilgili olarak yapabiliyoruz.

Toplumsal yaşamda hedef koyup plan yapmak ciddiyet ister. Bizde bol miktarda söylem vardır. Söylemi eylem izleyememektedir. Sağcımız da solcumuz da ciddiyetsizlik hastalığından muzdariptir.

Gözle görülür elle tuttular biçimde hep birlikte Avrupa Birliği ile bütünleşmek istediğimiz söyleriz. Söyleriz de Avrupa Birliği’nin ne olduğunu anlamaya çalışmayız. Avrupa Birliği’nin ne olduğunu anlayıp yeni kuşaklara anlatmadan toplum olarak Avrupa Birliği ile nasıl bütünleşeceğiz?

Önce şunun farkında mıyız?

Avrupa Birliği sanayi devrimini tamamlamış ülkelerin başını çektiği bir topluluktur. Sözkonusu ülkelerde teknoloji o denli gelişmiştir ki, sanayi ve tarım malları gereksinmelerini karşılamak için çok az sayıda insan çalışmaktadır. Tüketim mallarını ucuza mal eden robotlar devrededir. Örneğin, çalışan nüfusun %3’ten fazlası tarımda çalışıyorsa, sözkonusu toplum henüz daha endüstri devrimini tamamlamamış demektir. Amerika’da çalışan nüfusun sadece %2’si tarımda çalışmaktadır. %2 oranında çalışan nüfus, yani 3.5 milyon insan tarımda çalışıp hem 250 milyon insanı beslemekte hem de dünyanın dört köşesine tarım ürünleri ihraç etmektedir. Sanayide çalışan nüfusun sadece %19’u çalışmaktadır. %19 oranında çalışan nüfusla ABD sanayi ürünleri ile dolup taşmaktadır. ABD kökenli sanayi malları dünyanın her yerine ihraç edilmektedir. Avrupa Birliği ABD ile yarışmak için oluşmuştur.

Daha az insanla daha çok üretim yapılması bilgi ile mümkün olmaktadır. Bilgi arttıkça üretim tekniği ivme kazanmakta, üretim tekniği ivme kazandıkça daha az insanla daha çok üretim yapılabilmektedir. Üretim insan emeğine ne kadar az dayanırsa, insanlar ‘yaşamaya’ daha çok zaman bulabilmektedir. Sağlık, eğitim, dinlenme ve sanatsal yaratıcılık bu toplumlarda ön plana çıkıyorsa nedeni budur.

Biz toplumsal haklarımızı Kıbrıs sorunu sarmalı içinde savunmasını bilemediğimiz, Türkiye’yi yönetenlerin elinde koz olmaktan kurtulamadığımız bir yana, ne ekonomide ne de diğer alanlarda çağın gereklerine uygun hiçbir adım da atamıyoruz. Avrupa Birliği ile bütünleşmeyi hedeflediğimizi söylüyoruz ama Avrupa Birliği’nin başını çeken ülkelerin nasıl ürettiklerine, nasıl bölüştüklerine ve nasıl yaşadıklarına bakmak bile istemiyoruz.

Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası geçen gün Eğitim Bakanlığı’na siyah çelenk koydu.

Neden?

Çünkü okullar açılırken öğretmen kadrosu eksikmiş. Öğretmenlerin çalışma saatleri öğretmenlerle istişare yapılmadan belirlenmiş. Coğrafya öğretmenlerinden tarih dersi vermeleri isteniyormuş. Özel eğitime gereksinmesi olan öğrenciler diğer öğrencilerle birlikte eğitim görmek zorunda bırakılıyorlarmış.

Maliye Bakanlığı, sendikalarla imzaladığı protokole uymadığı için öğretmenler parasal olarak mağdur oluyorlarmış.

Avrupa Birliği ile bütünleşmek isteyen toplumumuzun eğitim sorunları bunlarla mı sınırlıdır?

Hedef Avrupa Birliği ile bütünleşerek çağı yakalamak ise, kendi kendimize çeki düzen vermek ve ciddi olmak zorundayız.

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org