Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 15 Ekim 2004

Özker Özgür

 

Hükümet

12 Aralık 1993 seçimlerinden UBP birinci, DP ikinci CTP üçüncü, TKP da dördüncü parti olarak çıkmıştı. CTP anahtar parti konumundaydı. CTP, kurulduğu 1970 yılından beri Kıbrıs’ın bağımsızlığı, egemenliği, toprak büünlüğü temelinde federal çözüm istiyordu. Dr.Derviş Eroğlu, UBP adına, “- Bir çakıl taşı vermeyiz” diyor, başka bir şey demiyordu. Ankara’daki Çiller Hükümeti Kıbrıs sorununun çözülmesini ister görünüyordu. UBP’den koparak DP’yi kuran Hakkı Atun ve arkadaşları, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda Eroğlu gibi katı bir tutum sergilemiyorlardı. Rauf Raif Denktaş’ın Makarios ve Kiprianu ile imzaladığı 1977 ve 1979 üst düzey anlaşmalarına uygun bir çözüme yaktın görünüyorlardı.

CTP, Kıbrıs’ın bütünlüğü ilkesinden ödün vermeden yıllarca savaşım verdikten sonra, Kıbrıs sorununun federal bir çözüme kavuşturulmasını sağlamak fırsatını mı yakalamaktaydı?

CTP’yi yönetenler olarak öyle sanmıştık.

Ankara’daki hükümetin de, “- Bir çakıl taşı bile vermeyiz” diyen Derviş Eroğlu’nun dışında bir hükümetle Kıbrıs sorununu çözüme götürmek istediği izlenimini edinmiştik.

Ocak 1994’te DP-CTP Koalisyon Hükümeti böyle bir havada kuruldu. İki parti koalisyon protokolüne üst düzey anlaşmalarına dayalı çözüm istediklerini yazdılar. Fakat iki parti, üst düzey anlaşmalarına dayalı “federal” çözüm istediklerini yazamadılar. Yazamadılar çünkü DP yönetimi, “federal” sözcüğünün protokole yazılmasını istemiyorlardı. Koalisyon protokolü CTP Parti Meclisi’nde görüşülürken, Parti Meclisi üyesi Barış Burcu, “federal” sözcüğünün neden protokolde yazılı olmadığını sordu. Üst düzey anlaşmalarının zaten federal çözümü öngördüğünü, bu nedenle sözcüğün protokole yazılmasına gerek kalmadığını söylemeye çalıştık. Barış Burcu bunda bir bit yeniği olduğunu sezinlemişti. İkna olmadı. Barış Burcu ile birlikte birkaç arkadaş daha ikna olmamışlardı. Çoğunluk, “üst düzey anlaşmaları çerçevesinde çözüm” söz dizisini yeterli buldu. DP-CTP Koalisyon Hükümeti Protokolü CTP Parti Meclisi’nde onaylanıp hükümet kuruldu.

Hükümet kurulduktan sekiz ay sonra ortağımız DP, Meclis’te UBP ile dayanışma içine girerek DP-CTP Koalisyonu Protokolü’nü deldi. Federal çözümü öngören Meclis kararı, DP-UBP oylarıyla değiştirildi. Federasyon tek seçenek olmaktan çıkarıldı. Federal çözüm tek seçenek olmaktan çıkarılıp konfederasyona kapı açılırsa DP-CTP Koalisyon Hükümeti’nin bozulacağını CTP adına Meclis kürsüsünden söylediğim halde DP kurmayları aldırmadılar. UBP milletvekillerinin oylarıyla DP-CTP Koalisyon Protokolü’nü çatır çatır deldiler.

Buna karşın DP-CTP Koalisyonu bozulmadı.

Neden bozulmadığını ve nereden nereye gelindiğini yeri geldiğinde yine anlatırız.

Günümüzde, CTP-DP Koalisyonu Meclis’te azınlığa düşmüştür. DP, Sayın Rauf Raif Denktaş’ın manevi önderliğinde statükocu konumunu korumaktadır. CTP yönetimi de 1994’te olduğu gibi Federal Birleşik Kıbrıs vizyonuna bağlı olduğunu söylemektedir. Ancak Annan Planı’na dayalı Federal Birleşik Kıbrıs’ı öne çıkarmak ve Kıbrıs sorununun bu çerçevede erken çözülmesini isteyen BDH ile üçlü bir koalisyonda anlaşamamışlardır. BKP ile TKP da BDH gibi Annan Planı’na dayalı Federal Birleşik Kıbrıs’ta ısrarlı görünüyorlar.

BDH ile anlaşamayan CTP – DP ikilisi, BKP ve TKP ile anlaşabilecekler mi?

Bütün bu olasılıklar üzerinde dururken somut bir gerçekliği hiç ama hiç gözardı etmemek gerekmektedir.

Kıbrıs’ın kuzeyi T.C Devleti’nin askersel denetimi altında bulunmaktadır...

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org