Yerel Medyadan Seçilmiş Güncel Yazıları, 5 Ekim 2004

Özker Özgür

 

Nereden Nereye?

Arada sırada geriye bakmakta yarar vardır. Geriye bakmalı ki nereden neteye gelindiği daha iyi anlaşılabilsin. Örneğin 23 Kasım 2001 tarihinde Yeni Çağ’da yayınlanan PAZARLIK başlıklı köşe yazısında yazdıklarımız ile bugün yaşamakta olduğumuz süreç arasında bir bağlantı yok mudur?

Üç yıl önce yazdığımız şuydu:

“- Hani derler ya...

Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?

Sayın Rauf Raif Denktaş, Sayın Glafkos Kleridis’e mektup yazmış.

- Yüz yüze görüşelim, demiş.

Bayram değil, seyran değil, Rauf Bey, Bay Kleridis’le niye yüz yüze görüşmek istedi ki?

Görünen odur ki Ankara öyle istedi. Ankara’dakiler baktılar gördüler ki efelenerek bir yere gidemiyecekler, çark etmeye karar verdiler.

Rauf Bey ne yapsın?

- Kleridis KKTC’yi tanımadan görüşmem, diyebilir mi?

Ne haddine!...

Başbakan yardımcılığı yaptığım dönemde Kıbrıslıtürkler ve Kıbrıslırumlar arasaında güven yaratıcı önlemler paketi görüşülüyordu. DP-CTP Koalisyon Protokolü gereği görüşmelere ben de katılıyordum. BM adına Kıbrıstürk tarafıyla görüşmeye gelenler karşılıklı kabul edilebilir bir paketin ortaya çıkması için çaba harcıyorlardı. Kıbrıstürk tarafının sözcüsü Rauf Bey olduğu için BM mensuplarıyla kendisi konuşurdu. Konuklar ayrıldıktan sonra:

- Şunu kabul etsek iyi olur, veya:

- Kıbrısrum tarafının şu önerisi üzerinde durmakta yarar vardır, dediğimde Rauf Bey kaşlarını çatar:

- Ben bu işi kırk yıldır yapıyorum, derdi.

Görüşmelerin tutanakları Ankara’ya gönderilirdi. Bir tıkanma olduğunda TC Dışişleri’nden Tugay Uluçevik gelir, tıkanıklığın giderilmesine yardımcı olurdu.

Tugay Uluçevik gelmeden Sayın Denktaş’a kabul etmesi yönünde yaptığımız fakat uygun görmediği bir öneriyi bir de bakmışız Uluçevik Denktaş’a nazikçe salık veriyor.

Sayın Dentaş:

- Hayır olmaz. Aynı şeyi Özker de söyledi. Kabul etmedim, demezdi.

- Olur, derdi.

Uluçevik gittikten sonra Sayın Denktaş’a:

- Bizim söylediklerimizi dikkate almıyor, Uluçevik benzerini söyleyince kabul ediyorsunuz, dediğimde:

- Sen başka, O başka, derdi.

Sistem böyle çalışır.

Sayın Denktaş zaman zaman Ankara’ya kafa tutmaz mı?

Tutar.

Ankara’da herhangi sivil bir politikacı veya hükümet ana doğrultudan ayrılarak Kıbrıs sorununu Ada’nın toprak bütünlüğünü göz önünde bulundurarak çözmeye kalksa Rauf Bey elindeki tüm olanakları harekete geçirir.

Allem eder kallem eder, Kıbrıs’ın toprak bütünlüğünü gözeten bir çözümü engeller.

Şimdi Türkiye ile Avrupa Birliği arasında gerginleşen ilişkileri yumuşatmak için Anakara Rauf Bey’e:

- Kıbrısrum tarafıyla görüşmek gerekir, demişse, o da kolları sıvamış, Kleridis’e mektup yazmıştır.

Rauf Bey’in Kleridis’le görüşmesi önemli değildir. Rauf Bey’le Bay Kleridis 1968 yılından beridir görüşüyorlar.

Önemli olan niyettir.

Taraflar Kıbrıs’ın toprak bütünlüğü temelinde, iki toplumun meşru çıkarlarını gözeterek çözüme hazır mıdırlar?

Başka bir deyişle taraflar gerçekten çözüm tüneline girmek niyetiyle mi biraraya geliyorlar?

Daha önce de yazdık.

Ankara’dakiler, Türkiye Avrupa Birliği’ne girene kadar Kuzey Kıbrıs üzerinden askersel denetimlerini kaldırmak istemeyeceklerdir.

Bu nedenle Denktaş-Kleridis buluşması, tarafları, çözüm tüneline değil, Türkiye’nin AB’ye girebileceği güne kadar Kuzey Kıbrıs’ın statüsünün ne olacağına ilişkin bir pazarlık sürecine sokabilir.

CTP, TKP, Yurtsever Birlik Hareketi ve sürerdurum karşıtı diğer güçler biraraya gelerek halka güven verecek bir güç oluşturabilseler, Kuzey Kıbrıs’ta federal çözümle tüm Kıbrıs olarak AB’ye girmek isteyen büyük çoğunluğun desteğini sağlayabilir, Ada’nın kuzeyini beklemeye alma oyununu bozabilirler.”

Üç yıl önce Denktaş-Kleridis görüşmeleri başlarken durum buydu.

Şimdi?

Şimdi, 24 Nisan 2004 referandumlar deneyimi sonrasını yaşıyoruz ve Annan Planı’na dayalı federal çözüm yanlısı partilerin sayısı BDH ve BKP de eklenince beşe çıkmıştır.

Anlayacağınız federalistler 2001 yılına göre daha da bölünmüşlerdir.

Kıbrıs’ın kuzeyinin beklemeye alınmak istendiği toplum tarafından daha iyi görülmekte ve anlaşılmaktadır ama federal çözüm yanlılarının birliğinden her zamankinden daha uzağız...

Evet...

Bir kez daha soralım:

Nereden nereye geldik?

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org