Yeraltı Notları, 12 Ağustos 2004

Sevgül Uludağ

 

Babası Hüseyin Dildar, Aleminyo’da bir toplu mezarda bulunan Kudret Özersay, bir kayıp çocuğu olarak duygu ve düşüncelerini yazdı

KAYIPLARIN İZİNDE

KAYIPLARIN İZİNDE (*)

Sevgül Uludağ

 

***  Babası Hüseyin Dildar, Aleminyo’da bir toplu mezarda bulunan Kudret Özersay, bir kayıp çocuğu olarak duygu ve düşüncelerini yazdı:

 

“Kan testini kendi devletimiz yapsın”

 

***  Babasının Aleminyo’da gömülü kalmasını isteyen Kudret Özersay, Aleminyo’da teslim alındıktan sonra öldürülerek toplu mezara gömülenler için Kıbrıslırumların anıt mezar yaptırmasını öneriyor

 

***  Kudret Özersay, kan testi yaptırmamış... Bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Bu testi yaptıran Taşkent (Dohni) köylülerinden edindiğim ve bu test sırasında kişilere sağlık görevlileri tarafından imzalatılan formda yazanlar benim için kabul edilebilir değildi. Zira orada, verilen kanın sadece bu amaç için kullanılacağı belirtildikten sonra “Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının” kanı veren kişiyi bilgilendireceğini, kişisel olarak kabul eden bir beyan altına imza atılması talep edilmekteydi. Bu uygulamanın devam edip etmediğini bilmiyorum...”

 

***  Özersay, kan testi yaptırdıktan sonra olabilecekler konusundaki kaygılarını şöyle dile getiriyor: “Fakat, kan testini yaptırmaktan kaçınmamın asıl nedeni, şehitlerin kimliklerinin belirlenmesi ertesinde karşı karşıya kalabileceğim bir diğer “siyasi” girişimdi. Kimlikleri tespit edilen bu kemiklerin akıbeti ne olacaktı. Buraya mı getirilecek yoksa güneyde mi kalacaklardı?...”

 

***  Kudret Özersay, “Babamın, şu anda gömülü bulunduğu yerde sade bir mezar taşı altında yatmasını ve onu öldürenlerin, köy meydanına yakın yerdeki bu mezar konusunda kendi çocuklarına her karşılaşmada hesap vermesi gerektiğine inandığım için kan testi yaptırmadım...” diyor...

 

Babası Hüseyin Dildar, Aleminyo’da bir toplu mezarda bulunan Kudret Özersay, bir kayıp çocuğu olarak duygu ve düşüncelerini yazılı olarak gazetemize gönderdi. Özersay’ın mektubu şöyle:

“Sevgül hanım,

Bu mektubu Yenidüzen’de Alaminyo şehitleri konusunda yayınlamış olduğunuz röportaj üzerine yazıyorum. Aslında bu köy şehit yakınlarının önemli bir bölümünün benimle aynı görüşte olduğunu biliyorum, ancak bu yazıyı onlar adına değil, kendi adıma yazıyorum. Babasını, amcasını, birisi evli diğeri bekar iki dayısını, büyük dayısını ve onun çocuklarını Alaminyo’da kaybeden bir şehid oğlu olarak yazıyorum, şehid Hüseyin Dildar’ın oğlu olarak yazıyorum, bu konuda söz söylemeyi hak bilerek yazıyorum...

            Bir süredir, Alaminyo şehid yakınlarının Rum yönetiminin girişimiyle başlatılmış olan kan testlerini yaptırmadığı, oysa diğer köylerdeki yakınların bu işlemi yaptırdığı, bunun nedeninin anlaşılamadığı yönünde haberler çıkıyor basında. Bu da, Alaminyo şehid yakınlarının “şehitlerine sahip çıkmadıkları” havasının esmesine neden oluyor ve çok sayıda insanın henüz dinmemiş acılarını tazeleyerek hepimizi üzüyor.

            Bizler şehidlerimize sahip çıkıyoruz. Tam 30 yıldır, her 20 Temmuz tarihinde evlerimizde mevlidler okutuyoruz, onları, babalarımızı, amcalarımızı, dayılarımızı anıyoruz. Üstelik geçtiğimiz yıl kan testine ilişkin gelişmeler yaşanırken Alaminyo şehid yakınları da bazı girişimler yapmış ve Yenidüzen’deki röportajda da belirtildiği şekilde devlet yetkililerinin bu konuda vermiş olduğu sözün yerine getirilmesini beklemiştir, halen beklemektedir.

            Ben de, yakınlarım gibi  kan testi yaptırmayı kabul etmedim. Bunun iki temel nedeni vardır. Bir kere, bu testi yaptıran Taşkent (Dohni) köylülerinden edindiğim ve bu test sırasında kişilere sağlık görevlileri tarafından imzalatılan formda yazanlar benim için kabul edilebilir değildi. Zira orada, verilen kanın sadece bu amaç için kullanılacağı belirtildikten sonra “Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının” kanı veren kişiyi bilgilendireceğini, kişisel olarak kabul eden bir beyan altına imza atılması talep edilmekteydi. Bu uygulamanın devam edip etmediğini bilmiyorum, ancak bu denli insani bir konuya Rum tarafının siyaset bulaştırdığı çok açıktı. Fakat, kan testini yaptırmaktan kaçınmamın asıl nedeni, şehitlerin kimliklerinin belirlenmesi ertesinde karşı karşıya kalabileceğim bir diğer “siyasi” girişimdi. Kimlikleri tespit edilen bu kemiklerin akıbeti ne olacaktı. Buraya mı getirilecek yoksa güneyde mi kalacaklardı?

            Kişisel olarak tercihim, Alaminyo dışı şehid yakınlarından farklı oldu. Bu benim en doğal insan hakkım. Neden mi?

1-     Alaminyo’da 30 yıldan sonra şehidlerin kemiklerinin kaldırılmasını, taputlara konularak bayraklara sarılmasını ve tören eşliğinde buraya getirilmesini, bu olayın siyaset aracı olarak kullanılmasını istemediğim ve KKTC’de bunu siyaset malzemesi yapacak çok sayıda kişi olduğunu bildiğim için;

2-     Bütün ömrünü Alaminyo’da geçirmiş, orada direnmiş ve orada şehid olmuş olan babamı, hayatında adım atmadığı bir köye (Değirmenlik) götürüp toprak altına koymaya elim varmadğı için;

3-     Çocukluğunu birlikte geçirmiş, birlikte mücadele etmiş ve omuz omuza savaşmış olan şehitlerimizin, içiçe geçip bütünleşmiş kemiklerini isme göre ayırıp ayrı ayrı gömmeye yüreğim elvermediği için ve onları bunca yıldan sonra ayırmaya hakkım olmadığını düşündüğüm için;

4-     Bu konular konuşulmaya başlandığından bu yana uykuları kaçan anneme ve ailemin diğer üyelerine, aynı acıları yeniden yaşatmak ve onların ruh sağlığı ile oynamak istemediğim için;

5-     Çatışma sona erdikten ve mevzi düştükten sonra, silahsız bir savaş esiri olmasına rağmen kurşuna dizilerek ve savaş suçu işlenerek öldürülen babamın, şu anda gömülü bulunduğu yerde sade bir mezar taşı altında yatmasını ve onu öldürenlerin, köy meydanına yakın yerdeki bu mezar konusunda kendi çocuklarına her karşılaşmada hesap vermesi gerektiğine inandığım için;

Sevgül hanım,

Tüm bunları, aynı koşullarda hayatını kaybeden Kıbrıslı Rumların ve yakınlarının durumunu akılda tutarak söylüyorum. Alaminyo şehid çocuğu olarak ben, kan testi yapılmasına karşı değilim. Ancak şehitlerimizin, oldukları yerde ve insan onuruna yaraşır şekilde (bugün toplu mezar bitişiğinde fırın kurmuş küp kebap yapıyorlar) kalmasını istiyorum. Kan testinin tercihan kendi devletim tarafından organize edilmesi, eğer olamıyorsa da Rum yönetiminin bu konuyu siyasete alet eden tutumundan vazgeçerek formları gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Şehitler, toplum ve devlet için çok önemli değerledir. Ve toplumun ve devletin, şehitler konusunda söz söylemeye hakları vardır. Buna şüphe yok. Ancak bu konuda belirleyici olması gereken bireysel hak olarak bizlerin, şehid çocuklarının, analarının, eşlerinin ve kardeşlerinin görüşüdür.      

Kudret ÖZERSAY

kudret.ozersay@emu.edu.tr

9 Ağustos 2004”

(Devam edecek)

(*) Bu yazı dizisini YENİDÜZEN için hazırladım, Hamamböcüleri’ndeki okurlarımla da paylaşıyorum...

copyleft (c) 2001-04 hamamboculeri.org