Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 23 Mayıs 2003

Ulus Irkad

 

İMPARATORLUK, NEGRİ VE ELEŞTİRİLER

Negri’nin, M. Hardt ile birlikte yazdığı “İmparatorluk” adlı kitap sol perspektifle postmodernist bir eleştiri süzgeci taşıyan bir eser. Negri bu kitabın önsözünde İmparatorluk terimini çağdaş küresel düzeni adlandırmak için, emperyalizm terimine karşı kullandığını söylüyor. Başka bir ifadeyle kalkış tezinin emperyalizmin artık küresel iktidar yapılarını anlamakta yeterli bir kavram olmadığını, imparatorluk kavramının öncelikle üç temel özelliğiyle ayırt edildiğini belirtmektedir. Birincisi, imparatorluğun karma bir kuruluş yapısı vardır; İyi bir örnek olduğu için yazarlar Antik Roma İmparatorluğu’nu analiz için model aldılar. Bilindiği kadarıyla, Antik Roma İmparatorluğu üç temel pozitif yönetim biçiminin –monarşi, aristokrasi ve demokrasi- birlikte aynı düzen içinde işlev gördüğü anlamında karma bir kuruluşa sahipti. Bu çerçeve günümüz küresel düzeninin analizinde de faydalı bir rehberdir. Dünya Bankası gibi ulus-aşırı birimlerden ulus devletlere ve oradan yerel ve bölgesel sivil toplum kuruluşlarına kadar, görece otonom farklı tipte yapılar ve örgütlerin nasıl bütünlüklü bir küresel kuruluş içinde fiili olarak birlikte işlev gördükleri bu çerçeve sayesinde anlaşılabilir. İkinci olarak, İmparatorluk bir iktidar merkezinin yokluğuyla tanımlanır; yani, şimdiki İmparatorluğun Roma’sı yoktur. Bu olgu, iktidarın karma kuruluş yapısının çeşitli katları arasında dağılmış olduğu anlamındaki ilk unsurun sonucudur. Son olarak, İmparatorluk artık bir dışarısının olmayışıyla tanımlanır. Diyebiliriz ki, İmparatorluk kavramı her zaman sınır tanımayan bir yönetimi ima etmiştir; ve ancak bugün bu koşul gerçekleşmektedir ( M. Hardt&A. Negri,2001:14).

Negri ve Hardt son dönemlerdeki küreselleşmeyi ise şöyle değerlendirmektedirler:

Yeni bir küresel otorite kurulmasında ABD’nin ayrıcalıklı konumda olmasının birçok nedeni vardır. Bu kısmen, SSCB’ye karşı mücadelede merkezi figür oluşunda, yeni yeni birleşen dünya düzeninde merkezi figür oluşuna kadar ABD’nin rolünün (özellikle askeri rolünün) sürekliliğiyle açıklanır. Ancak, burada izlenilen kuruluş tarihi açısından, ABD’nin bu ayrıcalığının önemli oranda kendi Anayasasındaki emperyal eğilimden geldiği görülebilir. Jefferson’ın dediği gibi, ABD Anayasası yayılmacı İmparatorluk için biçilmiş kaftandır. Bir kere daha vurgulanması gerekiyor ki, bu Anayasa emperyaldir, çünkü (her zaman gücünü çizgisel olarak kapalı uzamlara yayma ve egemenliği altındaki bağlı ülkeleri işgal etme, yıkma ve boyun eğdirmeyi amaçlayan emperyalist projenin aksine) ABD kuruluş projesi yeniden bir açık uzamı eklemleme sınırsız bir alanda uzanan ağlar içinde yeniden sonsuz çeşitli ve tekil ilişkiler kurma modeline göre tasarlanmıştır( M. Hardt&A.Negri,2001:196-197).

Sosyalist yazar ve araştırmacı Pietro Di Nardo ise Hardt ve Negri’ye karşı çıkmaktadır. Onun bu düşüncesinin “Dönek Kaustky”nin Lenin’in düşüncelerine ters bir şekilde geliştirdiği “Süper-Emperyalizm” teorisiyle birçok yönden benzeştiğini iddia ederek Kautsky’den alıntılar yapmaktadır.
Kautsky şöyle diyordu:

“Salt ekonomik açısından, kapitalizmin artık yeni bir evreye, tekellerin yöntemlerinin uluslararası politikaya damgasını vurduğu bir tür süper-emperyalizm evresine girmesi imkansız değildir. O takdirde, tüm dünya emperyalizmleri birbirleriyle savaşmak yerine birleşecek ve emperyalist ülkelerin uluslararası mali sermaye koalisyonunun çıkarına dünyanın kollektif sömürüsüne kendilerini adadıkları bir kapitalist rejim altında savaşsız bir döneme gireceğiz.”

Nardo her ikisinin de, çeşitli emperyalist ülkeler arasında var olan çatışmaların terk edildiği bir küresel iktidar yapısına atıfta bulunmaktadır. Bununla birlikte, Lenin ve Kautsky arasında yürüyen bu tartışmadan tamamen haberdar olan Negri’yi eleştirmeye devam etmektedir.

Bu bilimadamına göre Negri ve Hardt Lenin’in teorisini çarpıtmış olmalarına rağmen, “İmparatorluk” un içerisinde kendilerini revizyonizm suçlamalarından kurtarmaya çalışmaktadırlar. Gerçekte Lenin, bir dünya ekonomik tekelinin oluşması konusunda çok farklı şeyler söylemekteydi. “Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması” adlı eserinde, Lenin açıkça, çeşitli emperyalist güçlerin dünya çapında geçici olduğunu ve rakip emperyalist ülkeler arasında belirli bir anda varolan güçler dengesinin bir yansıması olduğunu söyler.

Güçler dengesi değişir değişmez anlaşmaların da değişeceği aşikardır. Bu nedenle, bu tür bir durum barışçıl ve istikrarlı işbirliği olarak adlandırılamaz, aksine pazarın belli bir sektöründe maksimum kar elde etmek için pek çok geçici anlaşma yapılabilir( Nardo, 2003:3).

Marx, kapitalizm pazarlar üzerinde hegemonya kurmak için her zaman savaşa ihtiyaç duymaz der. Bazen belli bir ülkedeki üretici güçlerin gelişmişlik seviyesi tarafından oluşturulan özgül güçler dengesi, ihtiyaç duyulan koşulları empoze etmek için yeterli olur.

Bugün, ileri kapitalist ülkeler birbirleriyle ticari anlaşmalar imzalamayı kendi çıkarlarına uygun bulabilirler. Yarın ise, yeni pazarlar ele geçirmek ve onları korumak için birbirleriyle savaşmak zorunda kalabilirler. O dönem için hangi yöntemin daha uygun olduğuna bağlı olarak, her ikisini kullanmak da kapitalizmin işine gelir. Bu nedenle “İmparatorluk” ya da “Süper-Emperyalizm” kavramının “barışa adandığını” iddia etmek yalnızca yanlış değil gericiliğin daniskasıdır Nardo’ya göre.

Nardo, Hardt ve Negri arasındaki tartışmalar sürüp gitmektedir. Ama bizim Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum ilericiler olarak bundan sonraki stratejilerimizde bu görüşleri da değerlendirerek iki çalışan kesmin daha da birleşmesi, güçlerini perçinlemesi üzerinde yeni yeni taktik ve stratejiler de belirleyerek hareket etmemiz gerekmektedir. Yani yeni bir zeminde bu görüşler çerçevesinde teorik olarak daha da sağlam ve pratiğimizle güçlü bir hareket oluşturmamız sadece hayati değil zorakidir de.

Yeni Kıbrıs’ı her iki çalışan sınıf birlikte yaratacak ve gericilere at oynatmaları için fırsat vermeyecektir.

KAYNAKÇA M. Hardt,A.Negri.(2001).İmparatorluk.Ayrıntı Yayınları(İstanbul) http:// www.marksist.com/KUR/Pietro %20Di%20 Nardo

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org