Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 28 Mayıs 2004

Ulus Irkad

 

KIBRIS KOMÜNİST PARTİSİ VE TARİHİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA -1-

Kıbrıs’a ilk Müslüman yerleşikler, Kıbrıs’taki Osmanlı işgalinin (1570-1878) ilk yıllarında Anadolu’dan getirilmiştir. Kıbrıs’ı sadece bir zenginlik kaynağı olarak gören siyasal-askersel aristokrasinin tam tersine, adaya yeni gelen nüfusun –ki çoğunluğu tarım işçileriydi, yoğun sömürüye maruz kaldığı vurgulanmaktadır(1). Bu insanların çoğunun Osmanlı İdaresi’ne başkaldıran Alevi Kökenli insanlar olduğu ve bu yüzden Kıbrıs’a gönderildikleri üzerinde iddialar da vardır(2). Tabi Kıbrıslı Türk ulusal şekillenmesinin çeşitli grupların,Zenci,Boşnak,Türk, Türkopol,Rum, Lüzinyan ve Venedik gibi bu topluma karışmasıyla oluştuğu da öne sürülmüştür(3).

Fakirlerin ensesinden geçinen zengin toprak ağaları ve yüksek düzeydeki din adamlarını dışarıda tutarsak, bu durum, yerel Kıbrıslı Müslüman nüfusun büyük bir kitlesi için de geçerliydi. Bu sosyal sınıf farklılığı, birçok durumda “galip gelen ile köle olan” arasındaki engeli ve dinsel fanatikliği yenmede başarılı olmuş ve çoğu kez de, kendilerini sömüren Türk, Rum veya İngilizlere karşı verilen ortak mücadelede onları biraraya getirmişti.Kıbrıs’taki işçi hareketi 1920 yılına kadar herhangi bariz bir kimliğe sahip olmayıp, çocukluk dönemindeydi.

Kıbrıs’taki işçi hareketinin tarihi, o sıralarda, önemli sayıda mavi yakalı nüfusa sahip olan ve (Lefkoşa’dan sonra en büyük) önemli ticaret kasabası olan Leymosun’da(Limasol) 1919’da başlar.Leymosunlu Rumlar ile Türklerin, fiyatlardaki sürekli artışlardan sonra, çeşitli yiyecek maddelerinin fiyatlarını belirlemesi için Belediye Başkanı Spiros Arauzos’a başvurduklarını yazmaktadır(4).

19. Yüzyılın sonuna doğru sınıf bilincinin yavaş yavaş gelişmeye başladığı görülmekteyse de, ilk işçi grubunun açık hedeflerle kurulduğu Nisan 1919 tarihine kadar pek birşey olmaz. Bu tarihte kurulan, İnşaat İşçileri Birliği’dir. Bu Kıbrıs’taki ilk işçi sendikası olup, işçi sınıfının kendi ayrı kimliğini oluşturması için işçi sınıfı tarafından atılan ilk adımdır. Sınıf savaşı inşaat işçilerinin mali durumlarını iyileştirme çabasıyla, işverenlerine karşı kendilerini örgütlemeleri ile başlamıştır(5).

İnşaat İşçileri Birliği, inşaat çırakları, tütün işçileri, liman işçileri, terziler, berberler, dülgerler ve ekmekçiler gibi diğer dallarda da birçok birliklerin oluşturulması yolunu açmıştır. Bu işçi birliklerinin üye sayıları hızla arttı ve toplam 257’ye ulaştığında, oldukça güçlü bir konuma geldiler. Leymosun’daki ekmekçilerin çoğu, sendika üyesiydiler ve İnşaat İşçileri birliği, ya da İnşaat Çırakları birliği dışında sadece çok az işçi kalmıştı(6).

Bu birliklerin tüzükleri, çoğu kez Yunanistan’daki işçi birliklerininkini temel almaktaydı. Ama bu birliklerden bazılarının, örneğin inşaat ve tütün işçileri birliklerinin ne doğru dürüst bir hedefi, ne de gelişmiş dayanışma kavramı bilinci vardı. Daha çok, yardım ve nezaket ruhuna sahip olma özellikleri vardı. Bu nedenle, çok geçmeden kendilerini ya sahte işçi unsurlarının, ya da onlardan yarar sağlamak için işçilere gizlice yanaşan tanınmış politikacıların etkisi altında buldular.

Bazı Kıbrıslı Türk işçiler, önce İnşaat İşçileri Birliği’ne katıldılar. Birinci elden alınan bilgiler, örneğin İnşaat Çırakları Birliği’ne üye bazı Kıbrıslı Türk işçilerin, 1930’lu yılların başındaki grev ve diğer işçi mücadelelerinde ön saflarda olduklarını göstermektedir. İnşaat İşçileri Birliği’ne üye Türk işçiler, hem kendi işçi birliklerinin yeniden yapılandırılmasında, hem de 1924’de Leymosun’daki bütün işçi kuruluşlarını tek bir tüzük altında toplayan Leymosun İşçi Merkezi’nin oluşturulmasında rol almışlardı. Kıbrıslı Türk işçiler ayrıca, Leymosun kazası içinde sosyalist fikirlerin ilerletilmesinde ve sınıf mücadelesiyle bilincinin yayılmasında ön saflarda idiler. Gilan’lı Hasan Hilmi 1933 yılında hükümete karşı “yıkıcı” eylemlerde bulunma ve “komünist propaganda” yayma suçlarından Leymosun mahkemesinde cezaya çarptırılmıştı(7).

Leymosun İşçi Merkezi’nin tüzüğü, Kıbrıslı Türk işçilerin hedef ve amaçlarını anlamaları için Türkçe’ye çevrilmişti. Kıbrıs Komünist Partisi’nin ilk kurucularından ve Kıbrıs’ta sosyalist fikirlerin yayılması mücadelesine en önde katılanlardan biri olan Yannis Lefkis, Leymosun İşçi Merkezi tüzüğünü Türkçeye çeviren kişinin, iyi bir Rumca bilgisine sahip olan ve Hidiv Posta Yolları Acenteliği’nde çalışan Mustafa adında ilerici bir Kıbrıslı Türk olduğunu anımsatmaktadır.Bu zat söylentilere göre Kemal Atatürk’ün devrimlerinden sonra Türkiye’ye göçetmiş ve Dış İşleri Bakanlığı’nda bir süre çalışmıştır.

Hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Kıbrıslı Rumların katıldığı Leymosun İşçi Merkezi’nin açılış toplantısında, tüzük oybirliği ile kabul edilmişti. Üyelerinin maddi kalkınması ve manevi refahını hedef alan tüzükteki amaçların özel bir önemi vardı. Birinci amaçta, günlük ücretlerde artışlar, 8 saatlik bir çalışma günü ve çalışma yasalarının çıkartılması vardı. İkinci amaç olarak da, sınıf bilincini geliştirmeyi hedefleyen sosyalist ve işçi kitapları ile işçilere yapılacak konuşmaları sağlayacak olan bir kitaplık kurulacaktı.

KIBRIS KOMÜNİST PARTİSİ’NİN KURULUŞU

1924 yılına gelindiğinde, her ne kadar Kıbrıs Komünist Partisi(KKK) henüz ilk kuruluş toplantısını yapmamış ise de, işçiler ve tarım emekçileri için, örgüt ve gidilecek yola ilişkin örnek bir çaba göstermişti. KKK (Kipriagon Komonisdigon Komma) özellikle “Kıbrıs kırsal bölge sorunu”na ilgi göstermekteydi. 1924 yılının başlarında, Kıbrıslı ilk komünistler kırsal sorunları incelemek üzere Lefkoşa’da bir toplantı yapma çağrısında bulundular. Toplantıda KKK temsilcilerinden başka, kırsal bölgeden temsilciler ve iki Kıbrıslı Türk temsilci yer almaktaydı. Toplantı, Birinci Dünya savaşı sırasında oluşan köylü borçlarının (beş yıllık moratoryum yoluyla) ertelenmesini amaçlayan bir hareket örgütleme kararını alarak sona ermişti(8).

KKK kurucularından Plutis Servas partinin kuruluşunu “Ortak Vatan”(Gini Patrida) adlı kitabında şöyle anlatıyor(9):

“Kasaba ve taşradaki emekçinin haklarını koruyacak olan bir partinin kurulması mahzurluydu. İngiliz İdaresi mecburen bu yolu kapalı tutmaktaydı. Çünkü İngiltere’de tüm işçi sendikaları çok rahat faaliyet göstermekteydi. İşçi Partisi ve Fabian Society, onlara örnek olmaktaydı. İngilizlerin aklı hep uçlarda olduğu için, onları normalden uzaklaştırmasını istemedikleri için İşçi Partisi’ni daima gözetmekteydiler. Öteki konularda herşeye gayet rahat bakıyorlardı. Milliyetçi Enosis hareketlerine bile... Bunu kendimiz de izleyebiliyorduk.

Bu rahatlık İngiliz davranışının bir başka yüzüydü. Çünkü her duruma girmek için hazırdılar. Her halükarda KKK’nın (Kıbrıs Komünist Partisi’nin) kurulması için gereken bütün imkanlar, gerek içte, gerekse dışta mevcuttu. Buna ilham teşkil eden ve tartışmasız Ekim Devrimi’ydi. Teorik aydınlatmacı, komünizm kitapları ve Komünist Manifestosu’ydu. Bu insanlar için anlaşılması güç bir gelişmeydi. İlk dürtüyü yapan Öğrenci Kulübü Nazareos, işçi sendikaları, emekçi kesimi, küçük komünist grupları- gazeteler, “Pirsos” ve “Neos Anthropos” ve teorik dergi “Avgiydi”. Dolayısıyla 1926’da ideolojik bir partinin kurulması için tüm hazırlıklar tamam görünüyordu.Görünüşte İngiliz İdaresi politik açıdan boş veriyordu ancak tüm güvenlik kuruluşları dikkatli ve temkinli çalışmaktaydı. Sistemli bir şekilde gözlemlerini sürdürmekteydiler. Tüm imkanlarını kullanıyorlardı. Şüpheli kişilerin mektuplarını hiçbir suç uns urunu belli etmeden tahrip ediyorlardı. Hafiyecilik, kimsenin tahmin etmediği yerde kol gezmekteydi. Bu şartlar altında, o zaman yapılacak olan ilk Komünist Partisi toplantısını engellemeye gerek yoktu. Görünüşe göre Parti’nin yasallaşmasını beklemekteydiler. Yunanistan Komünist Partisi’nin yetkilileriyle işbirliği yapan Kıbrıs’taki yetkililer, seçimi tercih etmekteydi. Kıbrıslı Haralambos Vadilyodis, eğitimini Moskova’da yapmış ve Atina’da ikamet etmekteydi. Limasol’da Atina’dan sessizce gelmişti. Kostas Skelas ve Yannis Lefkis ile işbirliği yaparak ilk hazırlıkları tamamladılar. Böylece 14 Ağustos Cumartesi gecesi Pazar öğleye kadar Limasol’da(Leymosun) Vasiliou Bulgaraktonu Sokak’ta bulunan küçük bir evde Kıbrıs Komünist Partisi’nin ilk toplantısı gerçekleşti. Parti’nin 16 delegesi belirlendi. Memleketin maruz kaldığı tüm sorunların temeli tartışılarak ortaya kondu, kararlar alındı. Özellikle sömürgeciliğe karşı mücadele üzerinde duruldu. Hemen arkasından “Neos Anthropos”ta yay ınlandı. Ondan sonra da çalışanlar için “Das Kapital”(Sermaye)’i okudular...”

KOMÜNİST EYLEMLER

İlk Rum ve Türk tarım işçilerinin konferansı, Nisan 1924’te, Lefkonuk’ta (İlk Kooperatifin faaliyet gösterdiği yer) avukat Kiryakos Rossidis tarafından örgütlendi.

Temmuz 1925’de Lefkoşa’da ikinci bir toplantı yapıldı. Bu toplantıda “Kırsal Rum-Türk Partisi”nin kurulmasına karar verildi. Kavanin Meclisi’ndeki işbirliğinin öneminin bilincinde olan hem Rum, hem de Türk konuşmacılar Kıbrıs’ın kırsal bölge sorunlarının çözümlenmesi için ortak bir memorandum hazırladılar.

Kırsal Konferansta alınan tavırlarla ilgili olarak Kıbrıslı Rum araştırmacı Attalidis şöyle yazmaktadır:

“Kırsal parti tarafından ileriye sürülen ilginç bir görüşe göre, kırsal sorunların çözümü kasabalı önde gelenler tarafından desteklendiği gibi, bir köylü bankası kurmakla güvence altına alınamazdı. Tarımsal ürünler için uygun perakende satış fiyatları saptanmalıydı.”

Ayrıca Yermasoya, Gilan ve Fini’deki kırsal kuruluşlar tarafından yapılan çağrı da ilginçti(10):

“Hukuk adına” bizi sokaklara atabilmeleri için tarlalarımız, bağlarımız ve hayvanlarımız daha me kadar süre faizcilerin ve tüccarların emrinde kalacak? Sizin ve toprağın kölesi olan hepimizin sağ kalabilmemiz için sadece tek bir yol vardır: Kendimizi örgütlemeliyiz...”

Neos Anthropos o günlerde ülkede egemen olan sosyal sınıf ayrımlarının altını çizerek, şunları vurgulamaktaydı: “Halk artık birbirine karşı mücadele eden Rumlar ve Türkler olarak ayrılmış değildir...ayrım, fakir ve zengin olarak vardır.”

KKK’nin hedeflerini resmen açıklayan Program’da ilk defa olarak, sosyal ve ekonomik işler yanında, açık siyasal tavırlar da yer almaktaydı. Bunlardan bir tanesi de, orta sınıf ve kilise tarafından desteklenen Enosis konusuyla doğrudan bir zıtlık arzeden, Kıbrıs’ın bağımsızlığı için mücadeleye destek verme tavrıydı. Bu tavır, Kıbrıs Türk kitlelerini KKK saflarına cezbetmişti.

KKK KURUCULARINDAN HARALAMBOS VADİLYODİS’İN MAKALELERİ

1926’da resmen kurulan Kıbrıs Komünist Partisi’nin kurucularından haralambos Vadilyodis o yıllarda Kiliseye, Sömürge İdaresi’ne ve Yunan Milliyetçiliğine karşı savaş açmıştı. Bu makalelerinde de görülmekteydi(11):

“Proleteryayı isyana körükleyen Kıbrıs’taki ekonomik kriz fakir köylü üreticiyi yoksulluğa ittikten mada sınıf ayırımını da meydana getirmiştir. “Hayvanları yavrularından ayırır gibi” zenginler de işletilenlerden ayrı bir sınıf oluşturmuştu. Bugüne kadar Kıbrıs idarecileri ve yardakçıları çalışan emekçi kitleleri baskıları altında bulundurarak, zincirle bağlamış gibi her hareketten yoksun olmasını sağlıyordu.

“Megalo Idea”, “Taşlaşmış Kral Aganthangelos, dinsiz müslümanlar”, İsa ve din yolunda savaş sloganları, tüccarların, faiz sömürücülerinin, sömürgecilerinin, sömürgecilerin, Ortodoks Kilisesinin, Rum emekçilerini zehirlemek ve onları şövenist duygularla tahrik etmek için kullanılan belli başlı silahlardı. Gülünç ve ilkel duygularla onlara egoizm aşılıyorlardı. Enosis parolası da miliyetçi ve dinci duyguları sömürmek içindi. Ancak gerek Kıbrıs gerekse Yunanistan emekçileri kendilerini selamete götürecek yolun Dünya Komünist Proleteryasının örgütlenmesi olduğunu artık anlamaya başladılar.”

DİP NOTLAR

(1)MİHAİLİDİS,Mihalis:(1993),KIBRIS TÜRK İŞÇİ SINIFI VE KIBRIS İŞÇİ HAREKETİ(Çev.Mehmet sonuç),1920-1963, Sosyalist Gerçek Gazetesi, s.10,Şubat 1997,Lefkoşa.

(2)BERATLI,Nazım: KIBRISLI TÜRKLERİN TARİHİ,Galeri Kültür Yayınları, Lefkoşa.

(3)IRKAD,Ulus:KIBRISLI TÜRKLERİN TARİHİ ÜZERİNE BİR TARTIŞMA,Afrika Gazetesi,Lefkoşa.

(4)MİHAİLİDİS,Mihalis:(1993),KIBRIS TÜRK İŞÇİ SINIFI VE KIBRIS İŞÇİ HAREKETİ(Çev.Mehmet Sonuç),1920-1963, Sosyalist Gerçek Gazetesi,s.10, Şubat 1997,Lefkoşa.

(5) agy,s.10.

(6)agy,s.10.

(7)agy,s.10.

(8)agy,s.10.

(9)SERVAS,Plutis:ORTAK VATAN(Çev.Aysel-Ulus Irkad),Galeri Kültür Yayınları,73,Lefkoşa.

(10) MİHAİLİDİS,Mihalis:(1993),KIBRIS TÜRK İŞÇİ SINIFI VE KIBRIS İŞÇİ HAREKETİ(Çev.Mehmet Sonuç),1920-1963,Sosyalist Gerçek Gazetesi,s.10,Şubat 1997,Lefkoşa.

(11) Özgürlük Dergisi,sayı:34, Haziran 1989.

-DEVAM EDECEK-

copyleft (c) 2001-03 hamamboculeri.org