Yeni Çağ Gazetesi'nde Bu Hafta Çıkan Yazısı, 5 Şubat 2006

Yilper İşçioğlu

 

Değişen Bir Şey Yok

Bir şeyin değişmesi mi gerekir? İşte bu konunun tartışılmasında ayrılıklar ortaya çıkmaktadır. Evet diyerek bir yön gösterenler ile evet diyerek başka bir yön gösterenlerin duruşlarında farklılıklar vardır. Bakacağımız konu ‘‘bir şeyin değişmesine gerek yoktur’’ diyenlerin deyişleridir. Yani ‘‘Değişmeye gerek yoktur’’ diyenin kim olduğuna değil söylenen şeyin ne olduğuna ve niçin söylendiğine bakacağız.

Türkiye Cumhuriyetinin 10 maddelik önerisine ve bu maddelerin ne mana ifade ettiklerine genel olarak bakılmış çeşitli yorumlar yapılmıştır. Bu yorumları alt alta, üst üste yan yana koyarak bir sonuç çıkartmak mümkündür. Bir düşüncenin bile bir eylem tarzı olduğunu anlamak; düşünmeyi bilenler, düşünmeyi becerenler için mümkündür. Kıbrıs’ta olaylar düşünce olmaktan çoktaaaan çıkartılmış uygulamaya sokulalı da yarım asrı geçmiştir. Dolayısı ile düşünce kesinlikle salt düşünce olmaktan çıkartılmış eyleme dönüştürülmüştür. Kıbrıs’taki sürer duruma; KKTC’nin meşrulaştırılması süreci, ateş kes durumu, rejim, slat, de facto durum (ki buna kimileri nedense statüko da demektedir. Ama statüko, de jure bir durumu ifade eder, henüz Kıbrıs’ta ve Dünyada KKTC için böyle bir olgu yoktur) denmektedir. Hâlbuki uygulamada Kıbrıs’ın bölünmesi ve Kıbrıslıların yok edilmesine yönelik bir çalışmadır yapılmakta olan.

Kıbrıs’ın bağrındaki İngiliz askeri üslerinin sahibi adına adamıza gelen Mr. Jack Kıbrıs’ı Kıbrıs Cumhuriyetini, Kıbrıslıların menfaatlerini kendi nükleer üslerinin menfaati uğruna yok faz edebilir ve uygulamada olan böl ve yönet düşüncesinin başlatıcısı olarak devamlılığının destekçisi de olabilir. Kıbrıs’ın bir parçacığının, başka bir parçacığını ganimetlemeğe çalışan Her Majesty The Queen’nin üsleri gibi Kıbrıs dışı, Kıbrıslılar dışı ve EU dışı olmasını istemesi dolayısı ile Kıbrıs’taki bölücülerle ortak bir noktada buluşması hayret edilecek bir şey değildir. Bu onun yüksek asaletinden kaynaklanan, bilinen kibrinden, başka bir imparatorluğun bitmek bilmeyen özlemindendir. Hayaller ve özlemler güzel olsalar da çoğu zaman gerçekleşmezler.

Kıbrıs’ta Türk tarafı(?) bir adım önde olmağa devam etmeğe gayret ediyormuş, İngiliz’in nükleer stoklarla dolu üslerinin dibimizde bulunmağa devam etmesi ile oluşan bu menfaat birliği hangi Türklerin bir menfaatidir. Kimin menfaatidir? Yarım asırdır Kıbrıs’taki uygulama Kıbrıs’ın bölünmesi yani taksimi içindir. Taksimle (sağlanabilirse) Kıbrıs’ın bir kısmı Türkiye’nin diğer kısmı da Ellada’nın olacakmış. Bir kısmı zaten İngiliz’in olmuşmuş. Kıbrıs’ta Kıbrıslıların hakları, özgürlükleri ve menfaatleri Kıbrıs’ta kendi menfaatlerini her şeyin üstünde tutan Mr. Jack gibiler için önemli değildir. Her nedense bunlara KC’nin bütünlüğünün ve KC’nin anayasasının ihlal edilmezliğinin koruyucuları, garantörleri gibi bakılıyor. Emperyalistlerin ve Emperyal güçlerin ham hayalleri hala daha sürmektedir. Kıbrıs’ta 3 nesil bu düşüncede olanların ve onların yardakçılarının marifeti ile kaybedilmiştir. Kazanan ve kazanılan sadece ganimetçi bir zümredir. Bu zümrenin milliyeti nedir?

Kıbrıs’ta Kıbrıslıları köşeye sıkıştırmışlarmış! El konulan hakları, özgürlükleri ve mülkleri bir baskı unsuru olarak kendilerine karşı kullanılarak Kıbrıslılardan taviz vermeleri, teslim olmaları istenmektedir. Bu baskı ile neye yarayacağı belli bir barışa veya ne için kullanılacağı belli bir çözüme ulaşılacağı var sayılmaktadır.

—‘‘Haklarını, özgürlüklerini ve taşınır taşınmaz mülklerini bana bırak sesini kes! Bende barış sağlandı diyeyim’’ denmektedir. Atalarımızın ‘‘kurbanı olduğum Allah sen akıl verirken bu süper zeki kulların neredeydi’’ lafını boşuna söylemedikleri bu gün ne güzel anlaşılmaktadır.

Türk tarafının(?) bu teklifini Türk tarafının temsilcileri(?) destekliyorlarmış. Allah, Allah bunun için hazırlanıp görevlendirilmediler mi? Başka türlü olabilir mi?

US’ da Amerikalılara verilen sözler açıklanmamış olsa bile uygulaması ortadadır. Bu sözlerin ne olduğu, niçin verildiği bir sır gibi saklansa da uygulama ortadadır. Görmemek anlamamak mümkün mü?

Birleşik Kırallık’a verilen sözler de aynen yürürlüktedir ve tutulmaktadır. Mr. Jack’ın Kıbrıs ziyareti ve bu ziyaretteki amacı bu yeni(?) teklife destek olmak için değil midir? Bu tarih bir tesadüf müdür? Yoksa bayram değil seyran değil bu Mr. Jack ansızdan yandaşlarını öpmeğe niye gelmiş olsun. Bakınız, hiç gizlemiyor Mr. Jack kendi beyanatında açık açık söylüyor. Görmemek anlamamak mümkün mü?

Kıbrıslılara verilen sözlerdir sadece tutulmayan. ‘‘Barış hemen şimdi’’, ‘‘Bir oyla dünyaya ve EU’ya bağlan ’’ laflarını şimdi hep birlikte rahmetle ve şükranla anıyoruz.

İkinci dünya harbinden sonra müstemlekelere bağımsızlık kararı alınmıştı. Bu karar ile doruğa çıkan Kıbrıs’taki müstemleke yönetimi aleyhindeki çalışmaları bastırmak ve yönlendirmek için Mr. Jack’ın zihniyetinde olanlar Kıbrıs’ta bin bir çeşitten oluşan bir silahlı kuvvetler kurmuşlardı. Bu silahlı kuvvetlerin mensuplarının hizmetinde oldukları Mr. Jack zihniyetinin ve hükümetinin hizmetlileri değil de Kıbrıslı başka bir etnik gurubun temsilcileri gibi gösterilmeleri ve diğerleri ile çatışmaları bu şekilde yönlendirilerek bu günkü İngiliz nükleer üslerine nasıl yer ayrıldığını unutmamak gerekmektedir. Keza 1974 de KC’ ne karşı darbe düzenleyen ve KC yıkmağa çalışanlara karşı garantör İngiliz’in ne yaptığını, yapmadığını da unutmamak lazımdır. Kıbrıs’ta etnik bir gurubun İngiliz gitsin etnik diğer gurubun kalsın demiş olabileceği düşünülebilecek bir şey değildir.

Kıbrıs on bin senedir işgale uğramaktadır. Bunun en büyük nedeninin Kıbrıslıların kendi kendilerini yönetememe veya yönettirilmemesinden kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle değişen bir şey yoktur. Bir şeyleri değiştirmek bizim ellerimizdedir. ‘‘Bu memleket bizim biz yöneteceğiz’’ diyerek bu sözün arkasında durmamız ve bunun için de ülkemizi sahiplenmemiz lazımdır.

Başkaları ile birlikte yaşamağa, var olmağa alışalım, Dünya insanı olalım, EU’lu olalım, paylaşmayı bilelim, çalışalım ama kendi insanımıza da tahammül edelim. Kendi kendimizi yok etmemiz sadece dış güçlere yaramaktadır. Bunu da görmemek bunu da anlamamak mümkün mü?

Geliniz bir farklılık yapalım bir şeyler değişsin, ‘‘ değişen bir şey yok’’ söylemi eski de kalsın.

copyleft (c) 2001-05 hamamboculeri.org