Poetry By Faize Özdemirciler


From her latest book “Deli Temmuz”.


aglayan çocuk tablolari
harçligini aydede’den koparan çocuklugum usulca
açti yazin kapisini. yildizlari atlattikça temmuz’un
arka bahçesinde kemalettin tugcu’yla bulusmakta
simdi. Önce papaz’a sonra pasa’ya yem oldu bir
zamanlar portokal bahçelerini sarhos eden sultani.

Agustos’un alnina silah dayadi temmuz, kanatarak açti
sonbaharin kapisini. bir damla… bir… bir daha… sonra
çit sesi. Küçük tanecikler dil altina yuvarlanirken söz
nara dönüstü, hiçkirik ayvaya.

Çalikusu’nu bitiremeden boyunlarina kursun asan kizlar,
büyüdüler ve kolayca feda ettiler rahimlerini. Cografyayi
andiran kadinyüzler hüzün ki nasil, boydanboya.
                -direnmek mi, henüz degil, belki sonra!-

çilingirdir sonbahar, kirarak açti kisin kapisini.rum
evlerindeki ganimetin en islak olani. Sairin kazilarinda
en çok rastladigi.ah! o aglayan… aglayan çocuk tablolari.



Düsleri de yirtik olur haritasi yirtik olanin…
yorulduk barisi konusmaktan, yalniz
kaldik. Neye dayanarak büyüdügümüzü
bilmeyen çocuklardik.

Hey gidi garantör ülkeler… tenden sinira
bosalamayan sevismeler. Anladim! rahimi
alinmis genç bir kizmis güvercin ortasi
çizik adalarda. Ask herseye kadir degilmis
ve iki kisilik degilmis baris.

Tepsi gibi tasiyorum dolunayi basimin
üstünde, isigini görmeden ve kirmizinin
düsbozucu, sancinin tanricezasi oldugunu
sanarak, aptalca.

Yalanci anilari yalanci cemaatler okur.
Düsleri de yirtik olur haritasi yirtik olanin.
Arastirilmakta olan hastalik diye yuttururlar
bize barisi… kitalar… iki parçali birlesik
ve uzak kitalar…