Turgut Durduran's Site -- about Cyprus, Photography, Linux, LaTeX, Human Rights, Politics ...

Frontpage | Hamamboculeri | Research| My Flickr
my Flickr

Tue, 06 Aug 2013

Disiplin, Otorite, Emir-Komuta Zinciri, Şiddet ve Bir Militarist Kültür
Bir kültür olarak militarizm . Karşı çıkmamız gereken. Yok etmemiz gereken bir kültür. Makamlarıynan, mekanizmalariynan, bilinçli bilinçsiz destekçileriynan, korkanlarıynan, dostlarıynan, düşmanlarıynan bir kültür.

2006′da Hamamboculeri.org’da yazdığım bir yazıyı böyle bitirdiydim (*):
“Hikaye burda bitmiyor. Askerlik hizmeti (!) olayın sadece bir parcası. Bizim Kıbrıslı vicdani retçiler ile ilgili olan pasifliğimizin bir kismi militarist bir yaşam tarzını, atmosferini kabullenmemizden geliyor. Bir devlet ne zaman bir şeye karşı savaş ilan ederse, bir vicdanı retçiyi hapse atarsa, mecburi askerliğin devamında ısrar ederse, askeri tadbikat yaparsa, öğrencileri “Milli Güvenlik” dersine zorlarsa (Kuzey Kıbrısda bizim zamanımızda bir askeri subayın sınıfa gelip askeri rütbeleri, bayrakları ve diğer propaganda hikayelerini anlatmasıydı), çocukları askeri resmi geçitlere , tadbikatlara zorlarsa, birilerini askeri gücüyle tehdit ederse itiraz etmeliyiz. Ne zaman bir örgüt militarist retoriği kullanmaya başlarsa, para-militer eğitim yapmaya başlarsa, birilerini tehdit ederse itiraz etmeliyiz. Medyada, günlük yaşamımızda militarist kültüre hayır demeliyiz.

Ama itiraz etmek yetmez, buna karşı direnmeliyiz.”

Yıllar geçti. Kıbrısda bu konularda yeni bir hareketlilik, Anti-militarist Barış Harekatı (AMBH) gibi bir eylemlilik, vicdani reddin organize olmuş hali, özellikle çeşitli feminist örgütlerin önceliğinde medyaya, kültüre bir başkaldırı başladı. Ancak her gün gerek apolitik insanlarda, gerek yelpazenin “doğru” tarafında olduğunu iddia edenlerde şiddeti, militarizmi, askeri disiplini, otoriteyi, militarist dili red etmeyi, buna isyan etmeyi, parçası olmamayı özümsediklerini gösteren bir durum görmüyorum.

Neden mi?

Çünkü bir çoğu içlerinden dişe diş kana kan mantığını atamamış büyük bir kısım “vururlarsa vururuz” demekden çekinmiyor.

Kendilerine zarar veren orduye karşı ama yan komşusundaki “devrimci orduya” sempati duyuyor. Çocuğunu askeri kışlaya götürmeye kalktıklarında küplere biniyor ama kendi örgütünde niye sağlam bir disiplin getirememiş, tek kiyafet eylemlere katılamamış diye üzülüyor.

Birine anarşist demeyi hakaret olarak görüyor.

Bir vicdani retçi ezilince “hepimiz yaptık, o da yapsaydı” diyebiliyor.

“Yasalarımız eksik”, “devlet, bakanlık nerde” diye başlayıp sonra polisi, askeri yardıma (!) çağırmakdan çekinmiyor kendisini tehdit eden birini susdurmak için tehdit ederken. Farkında değil ki polisin yardımıynan susturulan bir tehdit yarın polisin yanında olduğu tarafından yapıldıysa kendini de vuracak.

Yasaklarla iş yapmaya çalışır.

Kültürel, sosyal çeşitliliği önceden belirlenmiş sınırların içinde sever.

Problemi silahnan, topnan değil kendine karşı doğrultannandır. Düşmanına doğrultulduysa onu çok ırgalamaz.

Yaş, rütbe, konum, varsayılan saygıdeğerliğe vs dayalı bir hiyerarşiyi rahatça kabullenebiliyor. Abilerinin önünde eğil kalk yaparken rahatsız olmuyor.

Che’nin resmini duvarına asarken devrimci bir asker olma hayalini kuruyor Güney Amerikanın durumunu görüp insani sevmeyi öğrenen birinin hayalini değil.

Gandhi’yi işe yaramaz pasifist , Stalin’i resmi asılacak önder olarak görüyor.

T.C. işgali karşıtlığı ile anti-militarizmin ayni olmadığını. Anti-militarizmin çok daha geniş bir kavram olduğunu kabul edemiyor. Laf kalabalıklarıyla birini yaparken diğerini yaptığını iddia etmekden çekinmiyor.

Maskaralığa, palyaçoluğa sempati duymuyor, yanında yürümese bunlar çok iyi olur çünkü militarist, pardon devrimci ahlağa uymuyor bunlar.

Bügünlerde popüler örnekdir. Gezi Parkında ve bütün Türkiyede olan bitene sempati duyuyor ama örgütsüz mücadele mi olur? Ne bu düzensizlik. Sıraya gir. Meydana çık. Dur. Hop geri çekil diye emir veremiyorsa beğenmiyor olan biteni.

Aslında otoriteyle bir problemi yokdur. Mücadelesi otoritenin kendi eline geçmesidir.

Normun, askeri düzenin dışına çıktığıyla övünür ama normun dışında gördüğü bireyleri uzakta tutmayı tercih eder. Mesela LGBT bireylerin haklarını savunur ama “başımızdan uzak” demekden çekinmez.

Uzun lafın kısası militarizme değil bir orduya karşıdır. Bunu söyleycek cesareti, ahlağı kendinde bulamaz. Gerek de yok zaten militarist düzende.

Ne güzel ki istisnalar da kaideyi bozmak için harıl harıl uğraşıyorlar. Onlara baktıkça ümidimi yitirmemem için bir neden buluyorum.

(*)http://www.stwing.upenn.edu/~durduran/hamambocu/authors/tdr/tdr0_27_2006.html

Ilk olarak: Gazeddakibris'da yayinlandi:

http://www.gazeddakibris.com/turgut-durduran-yazdi-disiplin-otorite-emir-komuta-zinciri-siddet-ve-bir-militarist-kultur/

[/cyprus] permanent link: individual ||permanent link: story || permanent link: category


Sat, 27 Jul 2013

Hayvanlar adasına giriş....

Yıllar önce (2001) -- daha blog mlog vs yokken ortalıkda -- Hamamboculeri.Org'u kurarken köşe yazılarını serbest bırakma kararı aldıydık. Formatı serbest, sıklığı serbest vs. İyi çalışdı uzun süre.

Ben da köşeme hayvanlar adası demeye karar verdiydim.

Ve böyle açıkladıydım (*):

"Bir adacık var Kıbrıs diye ve orda dikenli teller, variller ve diğer "duvar" malzemelerinden yapılmış bir sınır var. Bunun iki tarafında hayvanlar ve bitkiler yaşar. Buranın büyük şeflerinden birine göre de sadece ünlü eşekleri gerçek Kıbrıslı. Zaten benim da çok ilgi mi çeker Karpazın yabani eşekleri.

Bu laflara "Neden Hayvanlar Adası?" diye anlatmış olayım diye başladım. Herhalde ilk örnek birşeyler hatırlattı bile. Başka hayvanlar da var burda bahsedeceğim. Bitkiler? Belki onlar da çıkarlar piyasaya."

Sonu da böyle geldiydi:

" Bir da son demeden düzene, uniformaya ve benzeri şeylere hiçbir zaman uymayı sevmedim. Onun için bu yazılar da belirli bir düzen beglemeyin. Bazan çok ciddi, bazan da da çok alaycı bir dil görebilirsiniz. Bazan gonuşduğum gibi bazan da "doğru" Türkçe ile gelecem buraya. Kim bilir bir gün belki hiç yazı da olmaz. Bir fotoğraf, bir karikatür ya da bir renk çıkar burda."

Üstüme geldiler. Gazara "OK" dedim buraya yazmaya. İlk yazıya bunları tekrarlayıp başlayım. Çünkü Hamamboculeri.Org'daki köşem aynen ilk yazdığım gibi oldu.

Hayvanlar... Mesela bir çeşit vardır -- yani çoğu hayvanda var bu? -- sanırki sağdaki yemlikden değil da soldaki yemlikden yersa yemini daha eyi bir şey yer. Halbuki ayni mamanın farklı ambalajıdır gördüğü. Bir insan bebeğini da ayni şekilde kandırmak mümkün. İnsan denen hayvan özellikle garip.

Hayvanlar... Kimisinin çevrelerini bok götürür ama keyif çatarlar. Bizda -- ınsan denen hayvanlar -- sanırık kötü bir şeydir çünkü bizim bokumuz büyük sorun yaratır. Halbuki onun problemi çiftleşmek istediğinde rahatsızlık olup olmadığıdır, rutinin bozulup bozulmadığıdır.. Sorulacak soru da onu gandır~ıp ilgisiz bir şeyin peşine yönlendirebilirmiyik? ....Evet....

Hayvanlar... Kimisinin hoşuna gider emir alsın sıraya girsin. Kimisini kesinlikle alıştırmak mümkün değil. Ama insan denen hayvan gene kendine bakar da karar verdir doğruya yanlışa. Boşver kedi, köpek, kirpi napar bu konuda.

Ne dediydim. Bir düzen beklemeyin.... Kara - kırmızı.

Orijinal: 27/07/2013, Gazeddakibris http://www.gazeddakibris.com/turgut-durduran-yazdi-hayvanlar-adasina-giris/

(*)

[/cyprus] permanent link: individual ||permanent link: story || permanent link: category


Tue, 30 Apr 2013

Grev Yapmak M Yoksa Srgn M? - Turgut Durduran
Bu yaz 2005-2012 aras "vatani grev" (!) yapmaym diye kendi kendime verdiim srgnn hikayesidir.

KKTC vatanda bir erkek olmak suunu iledim. Bu aa yukar 36 sene nce oldu. 17 yanda Sam Amcann diyarna okumaya gittiimde 5-10 sene sonra bama ne gelecei belliydi ama o yllarda gya mitliydik ki Kbrs'da anlama olacak, askersizleecek vs vs. Buna be yllk sreler bitiimiz olurdu... Be yla galmaz bu i zlr ... Yani askerlik yapmaknan uramaycak artk diye dnrdk. Ayrca bedelli askerlik alemi o zamanki cinsinde paray veren ddknan bile uramaz derdi, ben da herhalde o gadarn idare ederim, gabullenirim derdim. Yani vering paray ne haliniz varsa grng deyip gurtulun bu iden. Amma velakin bu i byle olmad yeni bir yasa gedi ve dendi ki biz bu insanlarn hem paralarn isderik, hem da emir almay redeceik. Bu tabii ki kafamda alarmlar aldrd ve ben da ne derim, ne yaparm deme bahanesini buldum. Zaten ABD de doktora da uzar da uzar taa bitsin kim lr kim galr (*), bekleylim da grelim.

Yl oldu 2004 doktora bitti, dediler bir yl gald bayrama. Bu arada benim Kbrs'a gidip gelmeler da zaten minimuma endiydi onun iin 2005 yaznda ksa biz ziyaret ve 4 (ya da 5) Temmuz 2005'de beni bekledikleri "grevi" yapmadan bir ka gn nce tydm. Bu golay olmad. zellikle annem, bunu aileme bir ey olsa Kbrs'a dnmemeyi gze aldm iin, binlerce gencin ektii bu ileyi ekmediim iin resti ekti. O gnden sonra Kbrs'n hibir tarafna girmedim, gendi gendime srgn verdim.

Akademinin enternasyonal olduuna inandm ve hayatm ona gre yaadm iin adapte olmakda ok zorlanmadm. ABD'de yaamaya devam ettim ve 2009 da spanyaya dandm. Eylem'da bunu kabul etti. Benimle beraber dolat. Onun Kbrs ziyaretleri da minimuma enmi oldu. nemli bir bedel demedim, belki da anslydm. Bir ksm evlenme, hastalk, byk eylem filan gardm ama ok daha zor koullarda askerlik yznden Kbrs'a gelmeyenlere gre benimkiler fena deil. Zaten ikolik olarak her zaman megulum.

Ama vicdanm temiz. Yaptm seimden hi phem olmad. Kendi bilgim dahilinde ne para dedim ne da emeimi, aylarm verdim bir orduya. Belki de bunu aklamam, klasik yntemi uygulayp daha cesur dostlarma yardmc olmam gerekirdi. Ancak, Kbrs'da olmayan birinin bunu yapmasnn yararl olacana inanmadim. Kbrs'da olmamama ramen vicdani reddimi aklamamm yararl olabileceine Philadelphia'da tandm aktivistler ikna ettiler ve onlar okudu ksa bir aklamam (**) okudu. Onun dnda bunu yazlarda vs iledim. Klasik bir aklama, eylem yapmadm.

2012'de yasa deimi, bir garambol oldu ve "sularm" affoldu ve izin kd Kbrs'a geldim. Akcas bebeimiz olmasa gelmeye niyetli deildim. Geldim ki grsn ailesini, yurdunu. Onlarda sevinsinler Gaia'y grp (***). Bu yazy da onun iin yazmak geldi iimden. Kapdan karken yllarca tamakdan rahatsz olduum, bana benden gl, bana emir almay retmeyi bana ikence ektirerek yapmak isteyen, etik bulmadm bir retiyi bana boazmdan zornan geirmek isteyen bir kurum olduunu hatrlatan belgenin yeni halini karp gsterdim ve kdm. Bir yanm yenilmi hisseddi. Dieri kazanm. Uzun lafn ksas absrd (****) durum renciyken ki hali gibi ilemeye devam etti.

Yani anlatmak istediim sk sk dediim "reddet, gitme, gnderme" slogann kendi kafama gre byle uyguladm. Bir ksmmz da daha bu inat ve bu olanak olabilir. Umarm kullananlarn says artar. Ama bu mhim bir baar deil. nemli olan igali 40latmamak, nemli olan militarizmin kkn kurutmak. Yoksa hayatlarmz birilerinin ellerine bakarak, onlarn izinlerine muhta yaamaya devam ederiz, bu "grevi" yapanlarn beyinlerine az veya ok bir eyler ilenir. Bu ilendike militarizm, iddet, emir komuta zincirleri vs bize kar bir eyler kazanr.

[/cyprus] permanent link: individual ||permanent link: story || permanent link: category


Mon, 22 Apr 2013

Grev Yapmak M Yoksa Srgn M? - Turgut Durduran
Bu yaz 2005-2012 aras "vatani grev" (!) yapmaym diye kendi kendime verdiim srgnn hikayesidir.

KKTC vatanda bir erkek olmak suunu iledim. Bu aa yukar 36 sene nce oldu. 17 yanda Sam Amcann diyarna okumaya gittiimde 5-10 sene sonra bama ne gelecei belliydi ama o yllarda gya mitliydik ki Kbrs'da anlama olacak, askersizleecek vs vs. Buna be yllk sreler bitiimiz olurdu... Be yla galmaz bu i zlr ... Yani askerlik yapmaknan uramaycak artk diye dnrdk. Ayrca bedelli askerlik alemi o zamanki cinsinde paray veren ddknan bile uramaz derdi, ben da herhalde o gadarn idare ederim, gabullenirim derdim. Yani vering paray ne haliniz varsa grng deyip gurtulun bu iden. Amma velakin bu i byle olmad yeni bir yasa gedi ve dendi ki biz bu insanlarn hem paralarn isderik, hem da emir almay redeceik. Bu tabii ki kafamda alarmlar aldrd ve ben da ne derim, ne yaparm deme bahanesini buldum. Zaten ABD de doktora da uzar da uzar taa bitsin kim lr kim galr (*), bekleylim da grelim.

Yl oldu 2004 doktora bitti, dediler bir yl gald bayrama. Bu arada benim Kbrs'a gidip gelmeler da zaten minimuma endiydi onun iin 2005 yaznda ksa biz ziyaret ve 4 (ya da 5) Temmuz 2005'de beni bekledikleri "grevi" yapmadan bir ka gn nce tydm. Bu golay olmad. zellikle annem, bunu aileme bir ey olsa Kbrs'a dnmemeyi gze aldm iin, binlerce gencin ektii bu ileyi ekmediim iin resti ekti. O gnden sonra Kbrs'n hibir tarafna girmedim, gendi gendime srgn verdim.

Akademinin enternasyonal olduuna inandm ve hayatm ona gre yaadm iin adapte olmakda ok zorlanmadm. ABD'de yaamaya devam ettim ve 2009 da spanyaya dandm. Eylem'da bunu kabul etti. Benimle beraber dolat. Onun Kbrs ziyaretleri da minimuma enmi oldu. nemli bir bedel demedim, belki da anslydm. Bir ksm evlenme, hastalk, byk eylem filan gardm ama ok daha zor koullarda askerlik yznden Kbrs'a gelmeyenlere gre benimkiler fena deil. Zaten ikolik olarak her zaman megulum.

Ama vicdanm temiz. Yaptm seimden hi phem olmad. Kendi bilgim dahilinde ne para dedim ne da emeimi, aylarm verdim bir orduya. Belki de bunu aklamam, klasik yntemi uygulayp daha cesur dostlarma yardmc olmam gerekirdi. Ancak, Kbrs'da olmayan birinin bunu yapmasnn yararl olacana inanmadim. Kbrs'da olmamama ramen vicdani reddimi aklamamm yararl olabileceine Philadelphia'da tandm aktivistler ikna ettiler ve onlar okudu ksa bir aklamam (**) okudu. Onun dnda bunu yazlarda vs iledim. Klasik bir aklama, eylem yapmadm.

2012'de yasa deimi, bir garambol oldu ve "sularm" affoldu ve izin kd Kbrs'a geldim. Akcas bebeimiz olmasa gelmeye niyetli deildim. Geldim ki grsn ailesini, yurdunu. Onlarda sevinsinler Gaia'y grp (***). Bu yazy da onun iin yazmak geldi iimden. Kapdan karken yllarca tamakdan rahatsz olduum, bana benden gl, bana emir almay retmeyi bana ikence ektirerek yapmak isteyen, etik bulmadm bir retiyi bana boazmdan zornan geirmek isteyen bir kurum olduunu hatrlatan belgenin yeni halini karp gsterdim ve kdm. Bir yanm yenilmi hisseddi. Dieri kazanm. Uzun lafn ksas absrd (****) durum renciyken ki hali gibi ilemeye devam etti.

Yani anlatmak istediim sk sk dediim "reddet, gitme, gnderme" slogann kendi kafama gre byle uyguladm. Bir ksmmz da daha bu inat ve bu olanak olabilir. Umarm kullananlarn says artar. Ama bu mhim bir baar deil. nemli olan igali 40latmamak, nemli olan militarizmin kkn kurutmak. Yoksa hayatlarmz birilerinin ellerine bakarak, onlarn izinlerine muhta yaamaya devam ederiz, bu "grevi" yapanlarn beyinlerine az veya ok bir eyler ilenir. Bu ilendike militarizm, iddet, emir komuta zincirleri vs bize kar bir eyler kazanr.

[/cyprus] permanent link: individual ||permanent link: story || permanent link: category


Yerel yönetim yeter mi?

Yerel yönetim yeter mi? Ne diye bu gadar üstüne gidildi? neçin "iktidarın" peşinde değilsiniz -- yani genel seçimlerin (*)? vs vs.

Birincisi "Bu Memleket Bizim" derkan tabii ki iktidarın peşindeyig. Ama halk olarak.

Ïkincisi yetmez ama yararlıdır.

Burda benim yazma amacım bu konuda uzun uzun ahgam kesmeg değil.

Hiç küçük bir değişiklik, başarı sizi memnun etti mi? Ne bileyim, konuya yakın olsun diye, evdeki eski plastikleri recycle yapacak ya da tekrar kullanacak bir yöntem bulmak. Ya da bir yere küçük bir güneş enerjisi paneli asmak ve biraz elektrik üretmek. Beni defalarca etti.

Philadelphia'da geçirdiğim son yıllarda tarihçesini basitleştirip "yaşlanmış hippielerin" yerleştiği bir mahallede galdık. Sokağa çıktığim ilk günlerde dikkatimi ceken insanlarin mutlu görünmeleri, birbirlerine selam vermeleriydi ki Philly gibi büyük Amerikan şehirlerinde bunu görmek kolay değil.

Mahallenin tarihi ve durumu çok ilginçdi. Mesela bizim bir katını kiraladığimız yer bir saray yavrusuydu. Philly'nin bir dev olduğu yıllarda şehrin kötü havasından kaçan zenginlerin konaklarının olduğu bölge. Yalniz atlar ve at arabaları için yapilan evcik, içine 2 modern araba sığdıktan sonra bir stüdyo ev yapacak kadar yer kalırdı ve 19.yy da kendi ısıtması vardı , durumu anlatmaya yeter. Neyse, buralari terk edildiler endüstriyel Philly yok olunca. Önce fakir Afrikalı Amerikanlar yerleşti civara. Sonra 60larda, 70lerde Civil Rights Movement'den filan çıkan "yaşlanmaya yüz tutmuş Hippieler" gelip yerleştiler. Yiyecek koperatifleri, koperatif okullar, evrensel ("Universalist") kiliseler, Sinagoglar, Hindu tapınakları vs kuruldu. Bu konakları alıp bahçelerinde sebze, meyve yetişdirmeye, sanat yapmaya vs başladılar.

Bizim kaldığımız konak ev sahibi aile (3 kişi) arti iki tane da kiralayan aile kalıyordu. Evin her tarafi ev sahibinin, Paul'un babasının resimleriyle doluydu (**). Ne tür sahsiyetlerden bahsettigimi anlamak için. S. L. Shane, anarşist komunlerinde yaşamış, Paul dediğine gore Emma Goldman'la arkadaş olmuş bir karakter. Paul ve kardeşi Joanne ise gece yemeklerinde bir birbirleriynen atışırken "bende civil rights movementdeydim!" diye bağrışırlar. Umarım bir imaj oluşdu kafanızda.

Konuynan ne ilgisi var bunların? Ben YKP'nin belediye seçimleri ile ilgili söylediklerini, ortaya çıkıp seçime katılmasını o mahallede azda olsa gördüklerime benzedirim (***).

Eve taşındık. Paul ile Ana'nın kaldıkları bölümün içinden geçip girip çıkmamız gerekirdi. Paul homur homur edip bir sürü kural anlattı sonra Ana bunlari daha anlaşılır olarak tekrar anlattı. Çattık dedim. Ne bileyim ki bir kaç hafta içinde bu kurallar, daha doğrusu evin adetlerini çok sevecegdim ve mahallenin ruhunun parçası olduğunu göreceydim.

Mesela....

Philly'de kompost/gübreleme yok. Evin bahçasında büyük bir yığın var organik artıkları oraya götürüp atarıg ve üstüne küreknan bir toprak atarık. Bunlar yığılıp ısınırlar ve gübre olurlar. Mevsimi gelince evin bahcasına -- domadez, çiçek vs yetıştirılen bahçasına -- yayarlar. Bir önceki yazımda Castelldefels belediyesi toplar dediydim ya. Bunun gendi evinde olanı.

Sonra 4-5 ayrı recycle dagılımı var. En ilginci o zamanlar şehrin toplamadığı bir kısım kartonlar vs. Bunları toplayıp ayda bir defa mahallede bir okulun sahasına gönüllü gelen koperatifçilerin olduğu yere arabanın içine yığip götürürdük. Bu da 3-4 ayrı yiğın halinde. Mesela yumurta kutuları basga, kahverengi kartonlar başga. Koperatif bunlari recycle yapacak özel yerlernan anlaşıp kamyon getirir ve toplardı. Piller vs içinda aynı şey. Küçük bir şeyden mutlu olmak.

Yemek koperatifi bu bahsettiğim ama bir sürü sosyal, ekolojik konuya da karışdı. Yani neydi? Önce daha çok sosyal bilinci olan, çevre dostu, yerel vs ürünlerin alınıp satılabileceği, çalısanların ve alışveriş yapanların ortak olduğu bir koperatif. Sonra, mesela benim da aktif üyesi olduğum çevre komitesiyle bu tür recycle işlerini ayarlayan, yeyeceklerin nerden nasıl geldiğine bakan, paketleme de kullanılan harcamayı düşürtmeye çalışan, bisiklet kullanımıni kolaylaştırmaya çalışan mini-bir yerel organizasyon. Kapıları herkese açık, eğer üye olursan gidip çalışman gerekli -- bu çevre komitesinde hammaliye yapmaktan, dügganı temizlemeye gadar değişebilir. Her gittiğimde gülümseyerek ayrıldığım, Ïspanya da özlediğim bir yer.

Koperatifin bir da tarım komitesi var. Ne yapar bunlar? Bunlar diğer yazımda bahsettiğim şehrin göbeğinde tarım yapanların daha organize olmuşu. Büyükçe bir alanda Philadelphia'nin sınırlarında çiftlik çalıştırırlar. Arıcılikdan, sebzeciliğe, meyveciliğe bin bir şey yetişdirirler. Ve bu da koperatifden alışveriş yapanların, gönüllülerin işlettiği bir çiftlik. Amerikada 10 küsür yıldan sonra ilk defa maydanozun, domadezin kokusu eve vurmaya başladıydı kesince. Ziyaret ettiğimizde gabak çiçeği sezonuydu. Biz bunlari toplayıp dolma yaparık deyince sevindilerdi. Düşünürlerdi onlarda koperatifde satılsın. Evin bir güzelligi da gendimiz yetişdirirdig.

Ve bir da okullar, kreşler vs. Çoluk çocuk yokdu o zamanlar. Onlara gitmedik. Ama koperatif okullar -- veliler ile öğretmenler VE öğrenciler bir arada yönetirler --, koperatif kreşler vs vs.

Neysa, biraz kokusu çıksın diye yazdım uzadmaya gereg yog.

Bunlari bir mahallenin insanlarının yaptığı şeyler. Oranın yerel yönetiminde da etkileri vardı ve yararı oldu tabii -- bütün Philadelphia değil --. Ama düşünün Lefkoşa gibi büyük bir kasabayı bu tür şeyleri hayal edebilen, gerçekleştirmek için didinmeye hazır insanların yönettiğini.

Işde bu bir çoğumuzu mutlu edecek, gülümsememizi sağlaycak, ekolojimize, sosyo-ekonomik dengenin düzelmesine, günlük hayatın problemlerine bir rahatlama getirecek bir neden. Yetmez mi?

(*) Bu sorunun absürd olduğu işgal altında, sahte bir devletin, sahte bir iktidarından bahsettiğimizden belli ancak gene da soran çok. Ïlk dediklerime inanmayanlar neysa ama öbürlerine "homurhomur homur" denir.

(**) S. L. Shane'in wikipedia sayfasi:

https://en.wikipedia.org/wiki/Samuel_Lewis_Shane

Philadelphia Inquirer'in Paul ve Joanne ile konuşması ve eve ziyareti ile ilgili haber:

http://articles.philly.com/2006-06-25/entertainment/25403114_1_paintings-art-world-work-and-social-welfare

(***) Bir işkolik olarak hiçbir zaman istediğim kadar mahalleye karışamadım.

[/cyprus] permanent link: individual ||permanent link: story || permanent link: category